KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/585 E., 2016/1368 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Şikayetçi vekili, dava dışı borçluya ait vergi dairesindeki alacağının paylaştırılması amacıyla düzenlenen sıra cetvelinde müvekkilinin alacağının hiç gösterilmediğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir.
Şikayet olunanlar ... ve ... vekili, şikayetin görev yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, uyulan Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; İİK'nın 89. maddesinde 3. kişilerdeki mal ve hakların ne şekilde haczedileceği hususunun düzenlendiği, Vergi Dairesindeki alacağın 21.02.2013 tarihinde doğduğu belirtildiği üzere bu tarihten önce gönderilen haciz yazılarının hüküm ifade etmeyeceği, bu tarihten sonra gönderilen haciz yazılarının hüküm ifade etmeyeceği, bu tarihten sonra gönderilen haciz yazılarının dikkate alınması gerektiği, somut olayda temlik işleminin 12.11.2012 tarihinde yapıldığı, temlik olunan alacağın kesinleşmiş olması şartının bulunduğu ancak temliknamenin yapıldığı tarihte kesinleşmiş muaccel bir KDV alacağının bulunmaması gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir.
Dava, sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir.
Dava dışı alacaklı ...'ın 12.11.2011 tarihinde geçerli temlik sözleşmesi ile vergi dairesinden olan KDV iadesi alacağını şikayetçi ...'ye temlik ettiği anlaşılmış ve temlik tarihindeki doğmuş olan KDV iade alacağı artık şikayetçi ...'ye ait olduğundan bu alacak üzerine şikayet olunan tarafından haciz konulması mümkün değildir. Bu itibarla, şikayetin şikayetçi yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/585, K. 2016/1368, 7 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama