KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/6020 E., 2016/4850 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davalılar
- 1- ... Vek. Av. ... 2- ...
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili; müvekkili bankaya borçlu bulunan ...'nin çalıştığı kuruma maaş haciz müzekkeresi yazıldığını, kurum tarafından verilen cevapta borçlunun maaşında başkaca hacizlerin olduğu ve müzekkerenin sıraya alındığının bildirildiğini, ilk sırada bulunan haczin diğer davalının alacaklı olduğu dosya olduğunu ve dayanağının da 01.06.2013 tanzim tarihli 50.000,00 TL bedelli iki adet bonoya dayandığını, ... yakın arkadaşlar olduğunu, aralarında böyle bir borç ilişkisinin oluşmasının mümkün bulunmadığını ileri sürerek, bankanın alacaklı olduğu ... esas sayılı dosyasındaki alacağının l. sıraya, 2014/1636 esas sayılı dosyasındaki alacağının da 2. sıraya alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davacı tarafın bu iddiasını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin alacağının bilahare ... tarafından ödenmesi nedeniyle ....esas sayılı dosyasındaki alacaklarını 3. şahıs ...' a temlik ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava açılmadan önce davaya konu edilen alacağın 3. kişiye temlik edildiği, ödemelerin 3. kişi ...'a yapıldığı, husumetin sıraya konulan alacağın sahibi .... yöneltilmesi gerekirken yanılgıya düşülerek ... davanın yöneltilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, dava reddedilmiş ancak gerekçe kısmında davanın esasının tartışıldığı ve esastan reddedilmesi gerektiği belirtildikten sonra ayrıca usulden de reddinin gerektiği yazılmıştır. Hakimin kararı, HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde olmalıdır.
Bu durumda red gerekçesinin ne olduğu somut olayda tam anlaşılamamıştır. Bu husus bozmayı gerektirmiş ise de; mahkemece husumet doğru değerlendirilerek, davanın husumetten reddi sonucu doğru olmakla, kararın gerekçe kısmındaki esasla ilgili gerekçe kaldırılarak, sadece husumete ilişkin gerekçe yönünden davanın reddi kısmının muhafaza edilerek sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
.../...
S.2
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/6020, K. 2016/4850, 2 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama