KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/6175 E., 2016/56 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
715 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, 14.12.2015 havale tarihli feragat dilekçesi vermiş olduğu anlaşıldığından, dosya evrak üzerinden incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Asıl davada davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ... ve ... arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşme ile davalıların yüklenici olarak sorumlulukları baki kalmak üzere sözleşmeden kaynaklanan haklarını davalı .... 'ne devir hakkı tanındığını, taraflar arasında yapılan sözleşme ve protokol gereği inşaatı 30.04.2008 tarihinde eksiksiz olarak teslim etmeyen davalıların temerrüde düştüğünü, davalılara gönderilen ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek,
müvekkili ile davalılardan ... ve ... arasında imzalanan 28.04.2006 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 08.12.2006 tarihli ek sözleşme ve bu sözleşmelerin eki niteliğindeki tüm sözleşmelerin, protokollerin ileriye yönelik olarak feshine, teslimde temerrüt nedeniyle mahrum kalınan kira bedellerinden şimdilik 20.000,00 TL'nin, sözleşmenin 10. maddesinde belirlenen cezai şart alacağından şimdilik 10.000,00 TL'sinin, eksik ve ayıplı imalat bedeli olarak simdilik 2.000,00 TL'sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş,
yargılama sırasında talebini ıslah ederek kira tazminatı istemini 43.200,00 TL ve eksik ve ayıplı imalat bedeli istemini 45.232,75 TL'ye çıkartmıştır.
Davalılar vekili, sözleşmeye uygun olarak yapılan inşaatın sonuna gelindiğinde davacının sürekli müdahalede bulunması nedeniyle inşaatı süresinde tamamlayamadıklarını ayrıca davacının cezai şart talep edemeyeceğini, inşaatın geldiği seviye itibariyle fesih istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı şirket vekili, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenici konumunda olan ... ve ...'tan yüklenicilik haklarını devralarak inşaatı tamamladıklarını, iskân ruhsatını da almalarına rağmen arsa sahibi olan asıl davada davacı-birleşen davada davalı ...'ın müvekkiline isabet eden dairelerden beş adet dairenin tapusunu devretmediğini ileri sürerek, dairelerin tapularının iptali ile müvekkili adına tapuya tescilini ve tapu devrinde temerrüt nedeniyle şimdilik 20.000,00 TL yoksun kalınan kira tazminatının asıl davada davacı-birleşen davada davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili, birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, idia, savunma ve dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden sadece mahrum kalınan kira talebinin kabulune, diğer taleplerin reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl davada davacı vekili ile davalılar vekili, birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, inşaat sözleşmesinin ileriye etkili feshi, kira, cezai şart, eksik ve ayıplı imalat bedeli alacağı; birleşen dava ise tapu iptali ve tescil ile kira alacağı istemlerine ilişkindir.
1-Asıl davada davacı ... vekilinin gerekçeli kararı süresinde temyiz ettiği ancak 14.12.2015 tarihli dilekçeyle davadan ve temyizden feragat ettiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi için hükmün öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre, davacı vekilinin temyiz istemi ve temyizden feragat dilekçesi hakkında şimdilik karar verilmesine gerek görülmemiştir.
3- Asıl davada davalı ... vekili Av. ... tarafından temyiz edilmiş ise de, 08.12.2015 tarihli dilekçesiyle temyizden feragat edilmiş olup, bozma nedenine göre temyizden feragat hakkında şimdilik karar verilmesine yer olmadığına,
4- Asıl davada davalı-birleşen davada davacı .... vekili olarak Av. ...'ın gerekçeli kararı süresinde temyiz ettikten sonra 08.12.2015 tarihli dilekçeyle davadan ve temyizden feragat ettiği anlaşılmıştır.
Dosyaya ibraz edilen vekaletname kapsamından asıl davada davalı-birleşen davada davacı şirket vekilinin feragat yetkisinin olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi için hükmün öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
5-Bozma nedenine göre, asıl davada davalı-birleşen davada davacı şirket vekilinin temyiz istemi ve temyizden feragat dilekçesi hakkında şimdilik karar verilmesine gerek görülmemiştir.
6-Bozma nedenine göre, asıl davada davalı ... vekilinin temyiz istemi hakkında şimdilik karar verilmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/6175, K. 2016/56, 11 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama