KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/6348 E., 2016/4331 K.·Asıl Ve Birleşen Davada Asıl Davada Birleşen Davada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Vek. Av. ...
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacının bir adet villa hissesini 39.000,00 TL bedelle davalılardan ...'a devrettiğini, karşılığında davalı ...'den 33.500,00 TL çek aldığını, çeklerin günü henüz gelmemişken, savcılığın soruşturması nedeniyle davalının elindeki çeklere el konduğunu, 2009 yılında davacı beraat ettikten sonra el konulan çeklerin kendisine iade edildiğini, bu sürede çeklerin ibraz süresi geçtiğinden davacının ...
2010/237 sayılı takip dosyası ile takip yaptığını, davalıların borca itiraz ettiğini, böylelikle takibin durduğunu, ...'ın 08.10.2008 tarihli .... amirliğinde alınan ifadesinde borcu ikrar ettiğini, davalı çeklerin keşidecisinin de diğer davalı ... olduğunu, bu davalının da çek bedeli kadar davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiğini bu nedenle ödenmeyen toplam 7.500,00 TL'lik çek bedellerinin yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesini, birleşen davada da davacı aynı hususları bildirmiş, 5.000,00 TL'lik çek bedellerinin ... ve sebepsiz zenginleşme dolayısıyla keşideci ....'den tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; ödeme yaptığını iddia eden davalı ciranta ...'ın ispat külfeti altında olduğu, ödeme iddiasına kanıt olarak sunduğu çeklerden bir çoğunda ciro silsilesinde davacının adının bulunmadığı, ... bu çekleri tahsil ettiğine ilişkin bir sonuca varılamayacağı, 05.11.2006 tarihli çekin, davaya konu çeklerin savcılık tarafından el konulduğu tarihten önce ibraz edildiği, dava konusu çeklerin ödemesi ile ilgisi bulunmadığı, ...ödemesi yapıldığı tespit edilen 30.01.2010 tarihli çek ile 20.01.2010 tarihli çeklerle davalı ...'ın silsilede bulunmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında toplam borcun 39.000,00 TL olduğu, göz önünde bulundurulduğunda bu iki çekin davalının iddiasını ispat açısından yeterli olmadığı, fiili ödemelerle ilgili dayanılan yemin delilinde davacının yemin etmesi ve yemininde ısrar etmesi, keşidecilerin asıl hamil varken cirantaya ödeme yapmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçeleriyle, davalıların iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birlşen davada davalılar vekili temyiz etmiştir. ../.. S.2.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalılar vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece davaya konu çeklere ilişkin asıl ve birleşen dava davacısının faize ilişkin isteği kabul edilmiş, ancak birleşen davaya konu 14.11.2008 keşide tarihli çek için ibraz süresi eklenmeden faiz başlatılması doğru olmamış ve mahkeme kararının bu nedenle birleşen dava davalıları yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK'nın 438/7. madde ve fıkrası uyarınca kararın, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/6348, K. 2016/4331, 4 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama