KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/6996 E., 2016/5094 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2016
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
...
Taraflar arasındaki kooperatif ortaklığının tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı kooperatif vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili Av. ... ile davacılar vekili Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, davalılar ile davacılardan ... arasında imzalanan 18.10.1991 tarihli protokol ile davacı ...'nın babası ... intikal edecek 187 parsel sayılı taşınmazın 4000 m²'lik kısmını davalı kooperatifin 4 adet üyeliği mukabilinde devretmeyi taahhüt ettiği, davalı kooperatifin de bu devir karşılığında davacı ...'ye ve onun belirlediği diğer üç kişiye bila bedel mukabilinde 4 adet kooperatif hissesini devretmeyi ve kooperatif ortaklığı tescilini vaadettiğini, davalı ...'ın da bu protokolde müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldığını ancak protokol ile hüküm altına alınan yükümlülüklerini yerine getirmediğini,
davacılar adına bahsi geçen üyelikler nedeniyle verilmesi gereken villaların verilmediğini, üyeliklerini sona erdirecek herhangi bir nedenin de bulunmadığını ileri sürerek, davacıların kooperatif üyeliklerinin tespiti, protokol gereği verilmesi gereken 4 adet villanın teslimini, olmadığı takdirde tespit edilecek villa bedellerinin tahsili için herbir davacı bakımından 5.000,00'er TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini her bir davacı yönünden 14.994,00 TL olarak artırmıştır.
Davalılar vekili, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, satış vaadi sözleşmesi ile bedelin tamamen ödendiğinin sabit olduğunu, Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca ortakların borç ve vecibelerinde eşit olduklarını ancak davacıların aidat yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, davalı ... yönünden husumet itirazında bulunduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. .../...
S.2
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların kooperatif ortağı oldukları hususunda taraflar arasında çekişme bulunmadığı, villalar inşa edilmediğinden ve kooperatif tasfiye sürecine girdiğinden villaların tesliminin mümkün olmadığı, eşitlik ilkesi gereği her bir ortağa verilen arsa payı kadar davacılara da tahsis yapılması gerektiği, davalı ...'nin açılan ortaklığın tespiti davası bakımından taraf sıfatının bulunmadığı,
alacak talebi yönünden ise 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın davalı ... yönünden reddine, davalı kooperatif yönünden kabulü ile davacıların davalı kooperatifin üyesi olduklarının tespitine, herbir davacı yönünden 14.994,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı kooperatiften tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı kooperatif vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/6996, K. 2016/5094, 17 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama