İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/7192 K.2016/112

Taraflar arasındaki birleşen itirazın iptali ve tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada davalı-birleşen…

Esas2015/7192Karar2016/112Tarih14 Ocak 2016Okuma4 dk · 768 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2015/7192 E., 2016/112 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ocak 2016
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

768 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki birleşen itirazın iptali ve tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin 2.802,10 TL asıl, 1.988,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.790,41 TL alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının ödeme yaptığı yolundaki itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 oranında icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı vekili, müvekkilinin su kullanımından kaynaklı borcu bulunmadığını, ödemelerden kaynaklı fazla ödemesi olduğunu savunarak, davanın reddi ile %40 oranında kötüniyet tazminatı istemiştir.

Birleşen davada davacı vekili, davacının mahsullerinin bulunduğu 11609, 11638, 11639 taşınmazlarını suladığı kuyudan sulama yapmasının davalı kooperatifçe engellenmesi sonucu mahsullerinin zarara uğradığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/18 D.iş sayılı dosyası ile 6.084,42 TL zarara uğradığının tespit edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 6.084,42 TL'nın 15.06.2006 tarihinden itibaren işleyen faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili, davanın bir yıllık zamanaşımına tabi olup üç yıl sonra açılan davada zamanaşımının dolduğunu, kooperatif üyesi olan davacının su parasını peşin olarak ödemeyi kabul ettiğini, davacının su parasını peşin olarak vermemesine rağmen mahsulleri kaldırılınca bedeli ödenmek üzere sulama yaptırıldığını, davacının 2006 yılına ait 13 adet su talep fişi olduğunu, 2006 yılında davacıya su kullandırıldığının açık olduğunu, hatta davalının suyu kullandığını ve bedelini ödediğini savunduğunu, diğer yandan kooperatife ait kuyularda zaman zaman arızalar nedeniyle su verilemediğini, bunları tamir etmenin ya da yeni kuyu açmanın DSİ'nin sorumluluğunda olduğunu, tespitte alınan raporu kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; asıl davada davalının ödemeye ilişkin itirazının haklılığını ispat edemediği, davacı kooperatifin davalıdan dosyada mevcut on iki adet su talep fişi dolayısıyla 2.802,10 TL alacaklı olduğu, her ne kadar raporda davalının oğlu olan ...'nun imzaladığı fişler borç hesabına dahil edilmemiş ise de fişlerin üzerine ''oğlu ...'' olarak yazılması ve diğer taleplerde yazılı olan arazi ile aynı yerde kullanılmak üzere su alındığı açık olarak anlaşıldığından bu konuda yeni bir rapora ihtiyaç olmaksızın bilirkişinin hesabına bu kısımların eklendiği,

davalı tarafından yapılan ve davacı vekilinin de kabul ettiği 1.000,00 TL'lik ödemenin 2.802,00 TL'lik alacaktan mahsup edildiği, davacı vekilinin, takip konusuna dahil etmedikleri 315,00 TL'lik alacağın bu 1.000,00 TL ödemeden düşülmesi gerektiği yönündeki talebinin uygun görülmediği, zira takibe ve dolayısıyla itirazın iptali davasına konu olmayan 315,00 TL'lik alacağın bu ödemeden düşülmesinin hukuka uygun olmayacağı, davacı kooperatifin davalıdan olan muaccel alacakları için herhangi bir ihtar çekmediği ve dolayısıyla borçlu temerrüdü söz konusu olmadığından takip öncesi dönem için temerrüt faizine ilişkin taleplerin yerinde olmadığı,

birleşen davada davalı kooperatifin, davalı ...'dan kullandırılan sular sebebiyle alacaklı olduğu, kooperatife olan borçlarını zamanında ödemediği bu sebeple de kooperatifin kendisine su vermediği, su verilmemesi sebebiyle tarım ürünlerinin zayii olduğu, kooperatif mevzuatı gereğince kooperatifin borçlu üyeye su vermeme hakkı olduğu,

birleşen davada davacının ürünlerinin ziyaı konusunda davalı kooperatifin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği, kusursuz sorumluluğu gerektiren bir durum da söz konusu olmadığı gerekçesiyle, asıl davada takibin 1.802,10 TL asıl alacak ve bu alacak miktarına göre takip sonrası dönem için hesaplanacak faiz üzerinden devamına, asıl alacağın %40'ı oranında hesaplanan 720,84 TL tazminatın davacıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Asıl davada davalı vekilinin temyiz istemi yönünden;

5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK'nın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK’ya eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2014 yılı için 1.890,00 TL'dir.

Dava dilekçesinde, toplam 4.790,41 TL alacağa yapılan itirazın iptali istenmiş mahkemece, 1.802,10 TL'lik kısmına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir. Asıl davada davalı aleyhine kabul edilen kısım, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı cihetle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas, 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, asıl davada davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2-Birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı vekilinin temyiz isteminin hükmün kesin olması nedeniyle reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, birleşen dava yönünden aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden birleşen davada davacıdan alınmasına, asıl davada davalıdan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/7192, K. 2016/112, 14 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/7192
Karar No
2016/112
Tarih
14 Ocak 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2015/7192 K.2016/567
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/7193 K.2016/186
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/7194 K.2016/619
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/7194 K.2016/201
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/7195 K.2016/724
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/7196 K.2016/321

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.