KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/7877 E., 2017/2037 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalılar ..., ... ile ... mirasçıları ..., ... ve ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili; davalı kooperatifin üyesi olan davacının yapılan genel kurul toplantı tutanaklarında üye olarak isminin geçtiğini, en son genel kurulda 2003 yılı Haziran ayı içerisinde taşınmazların üyelere teslim edilmesine karar verilip tasfiye memuru olarak diğer davalı gerçek kişilerin seçildiklerini, davacının fiilen kendisine tahsis edilen taşınmazı teslim alıp oturmaya başlamasına rağmen bu yerin başka bir kişiye tahsis edilmesi nedeni ile hakkında icra takibi yapılıp tahliye emri gönderildiğini,
yaptıkları araştırma sonucu davaya konu taşınmazın tasfiye kurulu tarafından tahliye talebinde bulunan şirkete devir edildiğini öğrendiklerini, 2009 yılı sonunda taşınmazı tahliye etmek zorunda kaldıklarını belirtip öncelikle tahsis edilen taşınmazın davacıya verilmesine, bu mümkün olmaz ise konut bedeli veya davacının üye sıfatı ile yapmış olduğu ödemelerin dava tarihindeki değerlerinin belirlenerek tüm davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., ... vekilleri davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; kooperatif genel kurul tutanaklarından da anlaşıldığı gibi davacının kooperatif üyesi olarak kabul edildiği, kooperatif kayıtlarında yer alan ve bilirkişi raporu ile ortaya çıkarılan aidat ödemelerini yaptıktan sonra, kendisine kooperatif tarafından tahsis edilen ve tapu kaydında C Blok 14 no'lu bağımsız bölümü fiilen kullanmaya başladığı, ancak davacıya tahsis edilen dairenin 3. Bir kişiye satılıp devredildiğini, kooperatif uhdesinde davacıya verilecek bir daire bulunmadığı gerekçesiyle davacının aidat borcu olmadığı da göz önüne alınıp taşınmaz rayiç değerinin davalı kooperatiften tahsiline, diğer davalılar aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/7877, K. 2017/2037, 6 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama