KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/8281 E., 2017/2896 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında huzurevi onarımı işlerine ait sözleşme imzalandığını, ancak bu güne kadar alacağını tahsil edemediğini, alacağının temerrüt tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesine, halen davalıda bulunan dava konusu işe ait bütün kesin teminatlarının iadesinin sağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı idareden yapılan iş nedeniyle alacaklı olduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, 26.03.2003 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ... davalı vekili temyiz etmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden; davacı, eser sözleşmesine dayalı olarak alacak talebinde bulunmaktadır. Taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca davacı edimini ifa etmiş, bu dava ile de alacağını talep etmiş, davalı vekili tarafından da süresinde zamanaşımı itirazında bulunulmuştur. TBK'nın 147/6. maddesi uyarınca eser sözleşmelerinde zamanaşımı süresi 5 yıldır.
İşin kesin kabulünün 31.07.2000 tarihinde yapıldığı, davacının 06.09.2005 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verilen bir davayı açtığı görülmektedir. Açılmamış sayılmasına karar verilen dava zamanaşımını kesmediği gibi, keseceğinin kabulü halinde dahi yasada öngörülen zamanaşımı süresi fazlasıyla dolduğundan, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/8281, K. 2017/2896, 25 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama