KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/8395 E., 2017/596 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av....'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında 25.03.2010 tarihli sistem kullanım anlaşması ve bağlantı anlaşması imzalandığını, sözleşmenin 10. maddesine göre ihlâl gerçekleşmiş olsa bile ihlâlin ihbar edilmesi gerektiği, ihlalin TEİAŞ’ın uyarısına rağmen belirtilen süre içinde sona erdirilmemesi halinde ceza tahakkuk ettirilebileceğini, düzenlenen faturanın sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek, 29.04.2013 tarihli 168.525,36 TL tutarlı faturadan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davacı bu talebini ıslah ederek toplam 203.141,11 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı ve yargı yolu itirazı ile birlikte, anlık olan fider açma için önceden uyarı yapılmasının mümkün bulunmadığını, davacıya üçüncü fider açmasından sonra ceza verildiğini, ilk iki fider açmanın uyarı niteliğinde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sistem kullanım anlaşmalarının 10. maddesine göre davalı TEİAŞ’ın ceza faturası düzenlemeden önce uyarıda bulunmak zorunda bulunduğu, eldeki davaya konu Şubat 2012 dönemine ait ceza faturasından önce davacıya uyarı yapılarak süre tanınmadığı, sözleşmeye aykırı olarak ceza faturası düzenlendiğinden, davanın kabulü ile 168.525,36 TL tutarlı fatura nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ödenen 203.141,11 TL'nin 17.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/8395, K. 2017/596, 27 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama