KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/8863 E., 2017/903 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, davalı yüklenici ile müvekkilleri arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme tarihinden itibaren 8 yıl geçmesine rağmen halen inşaata başlanmadığını ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile davalıya devredilen tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından, sözleşme konusu arsanın imar uygulaması sonucu birçok parsele ifraz olduğu, imar planının idare mahkemesince iptal edildiği, tekrar imar planı yapıldığı, belediyenin yazısında bildirilen imar durumuna göre sözleşmenin ifasının imkansız olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Eser sözleşmelerinin bir türü olan “Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri” uygulamadaki adıyla “Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri” bedel olarak taşınmaz mal mülkiyetinin geçirimi borcunu içerdiğinden TMK’nın 706, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan BK’nın 213, Noterlik Kanunu’nun 60 ve Tapu Kanunu’nun 26. maddeleri uyarınca resmi şekle bağlı tutulmuştur. Ayrıca, TMK'nın 692. maddesi gereği sözleşmenin tüm paydaşların katılımı ile yapılması zorunludur.
TMK'nın 692. maddesi gereğince, paylı taşınmaz malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi olağanüstü tasarruflardan sayıldığından, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlıdır. Bu nedenle sözleşme konusu taşınmaz üzerine arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılabilmesi tüm paydaşlarca ya da yetkili temsilcilerince sözleşmenin imzalanmış olması veya yapılan sözleşmeye "onay" verilmesine bağlıdır.
Somut olayda, yüklenici ... ile davacı arsa sahipleri arasında 22.06.1998 tarihinde düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmış olmakla birlikte, sözleşme konusu olan 2071 parselde davacılar dışında birçok hissedar bulunduğu, ifraz işlemi ile çok sayıda parsel oluştuğu ancak, diğer paydaşlarla sözleşme yapıldığı veya sözleşmeye katılımlarının veya muvafakatlerinin sağlandığı iddia edilip,
kanıtlanamamıştır. Bu durumda, mahkemece geçersiz olan sözleşmenin geçersizliğinin tespitine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken feshine karar verilmesi doğru değil ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/8863, K. 2017/903, 23 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama