KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/9026 E., 2017/1323 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı şirket vekilleri avukat ... ve avukat ...'in gelmiş olmalarıyla, duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapılan inşaatta, müvekkili yükleniciye bırakılan 28 adet bağımsız bölümün satış protokolleri ile davalıya satıldığını, ancak satışlara ilişkin düzenlenen faturalarda belirtilen KDV'nin davalıca ödenmediğini, başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından, satış protokollerinde satış bedeline KDV'nin dahil olup olmadığının belirtilmediği, davacının KDV'yi satış bedelinden ayrı olarak göstermek suretiyle davalı alıcıyı bilgilendirmediği ve onayını almadığı gerekçesiyle, davanın reddine ve yasal koşulları oluştuğundan davacıdan icra inkâr tazminatının tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2)Davacı yüklenici, sözleşme gereğince kendisine kalan daireleri davalıya satması nedeniyle oluşan KDV'nin tahsili için icra takibi başlatmıştır. İİK'nun 67/2. maddesinde, takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse, alacaklının tazminata mahkum edileceği bildirilmiştir. Somut olayda, alacaklı davacının takipte kötüniyetli olduğuna dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı halde, yetersiz gerekçe ile yasal koşullarının oluştuğundan bahisle, davacının kötüniyet tazminatından sorumlu tutulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/9026, K. 2017/1323, 4 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama