İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/9777 K.2018/2153

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup…

Esas2015/9777Karar2018/2153Tarih13 Mart 2018Okuma7 dk · 1.489 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2015/9777 E., 2018/2153 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mart 2018
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.489 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatifin 200 nolu üyesi olduğunu, ... İlçesi, ... Mevkii, 148 ada, 15 parselde bulunan B1 Blk.

8 nolu bağımsız bölümün kendisine tahsis edilerek üye kayıt defterine işlendiğini, müvekkilinin tüm mali yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı kooperatifin 08/05/2006 tarihli olağan genel kurulunda ferdi mülkiyete geçilmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin gerekli ruhsat ve harçlar ile ilgili yükümlülüğü yerine getirdiğini, davalı kooperatifin 2008 yılında müvekkili ve 11 üye dışındaki tüm üyelere tapularını devrettiğini, müvekkilinin hiçbir borcunun bulunmamasına rağmen tapu devrinin yapılmadığını, taşınmaz davalı kooperatif adına kayıtlı bulunduğundan ...

Belediyesi'nin 05/04/2012 tarih ve 8942 sayılı haciz yazısı ile tapu kaydı üzerine haciz konulduğunu ileri sürerek kooperatif adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, tapu kaydı üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamında; davacıya dava konusu taşınmazın teslimin gerçekleştiği ve 2000 yılından beri taşınmazı kullandığının anlaşıldığı, davalı kooperatifin diğer üyelerine tahsis ettiği dairelerin tapusunu vermiş iken davacıya vermemesinin eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu,

bu nedenle davacının davasının haklı olduğu gerekçesiyle davalı kooperatif adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, tahsis ile birlikte dairenin mülkiyeti davacıya geçtiğinden davalı kooperatifin borcu nedeniyle haciz konulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle haksız olarak konulduğu anlaşılan haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.Dava tapu iptal ve tescil davasıdır.Mahkemece taşınmazın davacıya tahsis edildiği tarihte mülkiyetin geçtiğinden bahisle haczin kaldırılmasına karar verilmiş ise de TMK’nun 705. maddesine göre taşınmazın mülkiyeti tescille kazanılır.

Bu durumun istisnaları ise mahkeme kararı, cebri icra, işgal ve kamulaştırmadır. Somut olay bu istisnaları barındırmamaktadır. Tahsis mülkiyeti intikal ettiren bir olgu değildir. Bu nedenle davalı ... Belediyesi'nin haciz tarihinde taşınmaz davalı kooperatife ait olduğuna göre haciz işlemi yerindedir. Mahkemece tahsis ile mülkiyetin geçeceğinden bahisle haczin kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'na iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.03.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Davacı kooperatif ortağı, davalı kooperatife ortak olduğunu, adına tahsisli 148 ada 15 parselde 8 nolu bağımsız mesken için ödemeleri yaptığını, 08.05.2006 tarihli genel kurul kararı ile ferdileşmeye geçilmesine karar verildiğini, 2008 yılında kat irtifakı kurulması sonrası diğer kooperatif ortaklarına tapularının verilmiş olduğunu, kooperatiften tapuyu istemesine rağmen kendisine tapu verilmediğini belirterek,

kooperatif adına olan tapunun iptaliyle adına tesciline, yine davaya konu bağımsız bölüm üzerinde davalı ... tarafından imar para cezasına dayalı kaydına haciz şerhi verildiğini, imar para cezasının muhatabının ortakları olmayıp kooperatif olduğu,

bağımsız bölümü üzerine konan haczin usulsüz olduğunu ileri sürerek 05.04.2012 tarihli haczin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı kooperatif vekili, davacı ortağın 08.05.2006 tarihli genel kurulda kararlaştırılan ödemeyi yapmadığını, tapu verilmesi için yapılan davetlere uymadığını, konutların geçici tesliminin 30.11.2003 yılında o zamanki yönetim tarafından yapılmış olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili ise, davacı ortaktan alacaklı olduklarını belirtmeden,

haczin kaldırılması talebini imar para cezasının kaldırılması imiş gibi bir değerlendirme ile istek yönünden idari yargı yerlerinin görevli olduğundan bahisle yargı yolu itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.Tapu kaydında 13.10.2008 tarihli kat irtifakı tesisi sonrası 8 numaralı bağımsız bölümün davalı kooperatif adına kayıtlı olduğu, 06.04.2012 tarihli davalı ... adına haciz kaydı bulunduğu görülmektedir.Mahkemece, davacı ortağın ödemelerini yapmış olduğu,

yükümlülüklerini yerine getirmiş bulunduğu belirlendiğinden kooperatif adına olan kaydın iptaline, davacı adına tesciline, yine ortaklara tahsisin 2000 yılında yapılıp konutların teslimi yapıldığı, mülkiyetin anılan tarih itibariyle geçmiş olduğu, taşınmazın kaydına konan haczin tüm üyelerin karşılaması ve katlanması gereken bir borç olup sadece davacıdan tahsilinin hakkaniyete uygun düşmeyeceği, tahsis ile mülkiyetin davacıya geçmiş olduğu ve davalı kooperatifin borcu nedeniyle haciz konulduğu,

bu şekilde haciz konulmasının haksız olduğu belirtilerek haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.Davalı kooperatif aleyhine olan kararı temyiz etmemiş, haczi kaldırılan davalı ... cevabında belirttiği sebeblerle ağırlıklı olarak yargı yolu bakımından temyiz itirazında bulunmuştur.

Davacı ortak ile kooperatif arasındaki dava 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 99. maddesi uyarınca ticari dava olup basit usule tabidir. Tapu iptal ve tescil davası yönünden görevli mahkeme ticaret mahkemesidir. Davacı ile davalı ... arasındaki dava açısından aynı sonuca varamayız. Davacı ile belediye arasında genel hükümlere ve yazılı usule göre asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gereken bir dava bulunmaktadır.

Dairemizin 18.12.2013 gün 5628-8139, 11.03.2015 gün 499-1535, 19.04.2016 gün 2215-2453 sayılı emsal kararlarında belirtildiği üzere, aynı mahkemede olsa bile, davaların birlikte görülebilmesi için aynı yargılama usulüne tabi olmaları gerekir. Tapu iptal ve tescil davası ticari dava olup basit usule göre görülmesi gereken bir davadır.

Mahkemece davalı kooperatif yönünden tapu iptal ve tescile karar verilmiş, davalı kooperatif temyiz kanun yolu müracaatında bulunmamış, görevli mahkemece tapu iptal ve tescile ilişkin karar temyiz yoluna müracaat olunmayarak kesinleşmiştir.Basit usule tabi dava ile yazılı usule tabi dava yargılama usulleri farklı bulunduğundan birlikte görülmesi HMK 110 ve 166 maddeye aykırılık oluşturur.

Mahkeme davacı ortağın kooperatif aleyhine açtığı davayı görmeli, davalı ... aleyhine açtığı davayı tefrik kararı sonrası görevsizlik ile usulden red kararı verip dosyayı asliye hukuk mahkemesi tapu iptal ve tescil davasını bekletici mesele yapmalı, tescil kararı sonrası asliye hukuk mahkemesi haczin kaldırılması davasını görmelidir.HMK 166'daki “aynı düzey ve sıfattaki” ibaresinden anlaşılması gereken, düzey ile aynı derecenin kastedildiği sıfat ile aynı görevli mahkemelerin olduğudur.

Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemeleri aynı derecede iseler de aynı görevli mahkemeler değildir. Mahkemenin tapu iptali ve tescil davasını görevli olması sebebiyle işin esasını çözmesi doğru olmuş ise de, haczin kaldırılması davası açısından asliye hukuk mahkemesi görevli olduğundan, usulden ret kararı vererek dosyayı görevli asliye hukuk mahkemesi'ne göndermeli idi.

Davalı belediyenin yargı yoluna ilişkin temyiz itirazı, aynı davalının bir başka temyiz itirazında haczin kaldırılması istekli davanın adli yargı yerinde görüleceği gerekçesiyle Dairemizce 27.04.2016 gün 5993-2701 sayılı ilamıyla yerinde görülmemiş, karar düzeltme isteği de 13.02.2017 gün 7618-374 sayılı ilamıyla reddolunduğundan, anılan kararımızın işbölümünün itiraz olduğu döneme ilişkin olması halinde doğru, değilse yargı yolu bakımından doğru, görevli mahkeme açısından eksik olma ihtimali de gözetilerek,

davalının yargı oluna ilişkin temyiz itirazları yerinde değilse de, haczin kaldırılması davası açısından asliye ticaret mahkemesi değil asliye hukuk mahkemesi görevli olduğundan, mahkemece işin esası incelenmeyip görev açısından usulden red kararı verilip dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmek üzere bozma kararı verilmelidir.

Usulden red kararı verilmek üzere bozma yapılması kabul görmediğinden, işin esası yönünden asliye hukuk mahkemesi görevli olduğu çekincesiyle, işin esası açısından mahkemenin haczin kaldırılması kararı usul ve kanuna uygundur.Davacı kooperatif ortağı adına tahsis ve teslimli olan, ödemelerinde de bir eksiklik bulunmadığından, davalı kooperatif de tescil kararını temyize getirmediğinden, 8 numaralı bağımsız bölüm meskenin mülkiyeti MK 705 uyarınca tescilden önce iktisap etmiştir. Sicilde

yapılacak tescil kurucu değil açıklayıcı olacaktır. Anılan maddenin istisnası 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun 2. maddesidir. Resmi biçim şartı aranmadan yazılı taşınmaz temliki madde uyarınca geçerlidir.

Davacı kooperatif ortağı adına tahsisli 30.11.2003'te geçici kabul ve teslimi yapılan 8 numaralı bağımsız bölüm için davacının bir borcu bulunmadığından, 07.05.2006 tarihinde alınan ferdileşme kararı sonrası kat irtifakı tapusu 13.10.2008 tarihinde oluştuğundan, davalı kooperatif ferdileşme kararı alındığı tarih itibariyle tapu veremese bile 2008 tarihi itibariyle davacı kooperatif ortağına tapusunu vermek zorunda iken çeşitli sebeblerle ortağına tapu vermemiştir.

Yapı kooperatiflerinde asıl amaç, ortaklarının akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeleri karşılığında anasözleşmeye uygun, hukuki ve fiili ayıplardan arınmış, oturmaya elverişli konut teslim etmektir. Davalı kooperatifçe bu yapılmadığından, davacı ancak mahkeme kararı ile tapusuna erişebilmiştir.

Bu arada davacının kullanımında bulunan 8 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydına, tapu kaydı davalı kooperatif adına olduğundan, imar para cezasından kaynaklı haciz yazısı mülkiyeti iktisap koşullarını oluşmasına rağmen 06.04.2012'de işlenmiştir.

Davacı kooperatif ortağı kooperatif aleyhine açtığı dava ile tapusunu, belediye aleyhine açtığı dava ile haczin kaldırılmasını istemiştir.Tescil istemi temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden, davalı ... davacı kooperatif ortağından değil diğer davalı kooperatiften alacaklı olduğundan, kaydına haciz konulan taşınmaz davacı ortağa ait bulunduğundan, MK 705'te sayılan tescilden önce mülkiyet iktisabı gerçekleştiğinden, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun 2. maddesi uyarınca yazılı olarak taşınmaz temliki geçerli bulunduğundan, kooperatif adına olan kayıt yolsuz hale düştüğünden,

MK 1025 maddesine uyan tashih talebi yerinde olup mahkemesince haczin kaldırılması kararı usul ve kanuna uygundur.İİK 91 ve MK 1010 maddesi uyarınca haciz konulduğunda taşınmaz maliki davalı kooperatifti, davacı kooperatif ortağı davadan önce kaydına konan hacize dayalı tasarruf kısıtlamasına katlanmalıdır demek MK 705 maddesindeki istisna halini gözetmemek olur, ispat keyfiyetini yerine getirerek haczin kaldırılmasını isteyemez demek olur.

Genel mahkemede açılmış dava açısından uyuşmazlık konusuna takip hukukuna ilişkin talepleri çözmekle dar yetkili icra hakimi gibi bakmak olur.Öte yandan, yenilik doğurucu hükümler kesinleşmekle sonuçlarını icra edecek ise de 743 Sayılı MK'nın 639 maddesi uyarınca ortaya çıkan mülkiyet iktisabının bu hakka ilişkin kararın kesinleştiği anda kazanılmış olur diyen 04.12.1998 gün 4-3 sayılı İBK'daki çözümü aynı madde yerine kabul edilen 4721 sayılı MK 713/5. maddesinde “mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur.” denilerek, aksi yönde kanuni düzenleme yapılmış ve İBK'daki çözüm benimsenmemiştir.

Bu halde de mülkiyet tescilden daha doğrusu hacizden önce doğmuş bulunduğundan mahkemenin kararı doğrudur.

Hal böyle olunca işin esası bakımından mahkeme kararı usul ve kanuna uygun olup onanması görüşündeyim.Açıkladığım sebeblerle öncelikle görev noktasından usuli açıdan kararın bozulması, işin esası bakımından ise kararın usul ve kanuna uygun düştüğü kanaatini taşıdığımdan, aksi yöndeki çoğunluk bozma görüşüne katılamıyorum.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/9777, K. 2018/2153, 13 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. - Karar -
  4. Muhalefet Şerhi
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/9777
Karar No
2018/2153
Tarih
13 Mart 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/9779 K.2018/2191
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/9780 K.2018/7515
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/9782 K.2018/2155
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/9783 K.2018/2192
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/9789 K.2018/2193
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/9789 K.2018/1804

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.