KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/1394 E., 2018/4513 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arsa sahibi arasında 24.09.2007 tarihinden imzalanan arsa payı karşılığı ...... sözleşmesinde, ......ların bitimi ve iskan ruhsatının alınmasından sonra arsa sahibinin ...... maliyetine katılım payı olarak yükleniciye 20.000,00 TL ödeme yapacağının kararlaştırıldığını, müvekkili yüklenicinin bu kapsamda üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini ve 24.09.2008 tarihinde iskan ruhsatını alarak davalıya teslim ettiğini, ancak davalının gönderilen ihtara rağmen bahsi geçen ödemeyi yapmadığını ileri sürerek 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı yüklenicinin üzerine düşen yükümlülükleri tam olarak yerine getirmediğini, ......da halen eksik ve ayıplı imalatlar bulunduğunu, bunların toplam bedelinin 4.800,00 TL olduğunu, buna rağmen kendisine 03.07.2008 tarihinde ......... edilmek suretiyle 12.100,00 TL ödeme yapıldığını, ayrıca davacıya üçüncü kişiler vasıtasıyla 500,00 TL ve elden 2.600,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin geriye herhangi bir borcu kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının borcunu ödediğini ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 08.11.2013 tarih ve 4769 E. - 6920 K. sayılı ilamıyla, davalının eksik ve ayıplı iş bedeli alacağına yönelik mahsup savunması üzerinde inceleme ve araştırma yapılarak, varsa hesap edilen meblağın davacı alacağından düşülmesi gerektiği, öte yandan üçüncü kişi vasıtasıyla yapıldığı öne sürelen 500,00 TL’lik ödemenin tanık ile ispatı mümkün olduğundan, bu yöndeki tanık dinletme talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek davalı yararına bozulmuştur.
Bozma ilamına uyalarak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın 500,00 TL tutarındaki ödeme için tanık dinletme talebinden vazgeçtiği, açık ayıplar yönünden süresinde ihbarda bulunulmadığı, davacı yüklenici alacağından, eksik iş bedeli olarak hesap edilen 3.125,00 TL tutarındaki davalı alacağının mahsubu sonucunda, davanın kısmen kabulü ile 16.874,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/1394, K. 2018/4513, 4 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama