KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/141 E., 2018/3963 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalıya ait ruhsatlı sahalar içerisinde mermer ocağı açılım işini üstlendiğini,müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının borcu ödemediğini, başlatılan takibe de haksız ve mesnetsiz itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının maden ruhsatı bulunmadığını bu nedenle davaya davaya konu üretim ve üretime ilişkin zayiyatın davalıya ait olmayıp devlete ait olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin itirazın iptali davasıdır. TTKnun 20. maddesi uyarınca tacir yaptığı hizmet karşılığında münasip bir ücret isteme hakkına sahiptir. Somut olayda; davacının taraflarca kabul edilen sözleşme uyarınca davalıya iş yaptığı ve bedelini isteme hakkına sahip olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece TTKnun 20. maddesine göre bu münasip ücretin belirlenerek hüküm altına alınması gerekmektedir.
Dosya da bulunan bazı raporlarda davalı tarafın savunmasına da konu ettiği üretim sırasında oluşan zayiyatın fatura bedelinden düşülerek davacı alacağının hesaplandığı anlaşılmış olup; bu raporlara davacı tarafın itiraz edip etmediği, bu konuda usulü kazanılmış hak olup olmadığı değerlendirilerek uygun sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/141, K. 2018/3963, 4 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama