KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/1664 E., 2019/2865 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Şikayetçi vekili, müvekkil bankanın kullandırdığı kredilerden kaynaklanan alacağı ile ... 1. İcra Müdürlüğünün 2014/2 iflas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinde 22, 32, 33, 34. numaraya kayıt edildiğini, sıra cetvelini 26.06.2015 tarihinde tebliğ aldığını, alacağın rüçhanlı olması dolayısıyla sıra cetvelinin 4. sırasına kaydının yapıldığını, 4. sıraya adi alacakların alındığını bu nedenle 4. sırada olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kendine özgü bir sıraya alınmasına karar verilmesini talep ve şikayet etmiştir.
Şikayet olunanlar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia savunma ve dosya kapsamında; İİK'nın 206/4 maddesi gereğince ipotekli taşınmazın iflas dosyasından satışı yapıldığı takdirde 1. sırayı işçi alacakları, 2. sırayı nafaka, velayet ve vesayet nedeniyle doğan alacaklar 3. sırayı kamu alacakları, 4. sırayı ise ticari ve ipotekli alacaklar oluşturduğu, yapılan sıra cetveli de iflas dosyasından yapıldığı, ipotekli taşınmazların rüçhanlı ve 4. sırada bulunmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararı şikayetçi vekili temyiz etmiştir.
Şikayet iflas sıra cetveline ilişkindir.
İpotekle ve rehinle temin edilmiş alacak öncelikle rehin ve ipotekten karşılanır. İpotekle teminat altına alınan alacaklar 1. sıraya yazılır. Eğer artan kısım olursa iflas masasına dahil edilir. Rehnin dışında kalan alacağı 4. sıraya yazılır. Bu nedenle şikayetçiden ipotek ve rehinle ilgili belgelerin sorulmadan, ipotekli taşınmazın iflas masasında olup olmadığı incelenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/1664, K. 2019/2865, 20 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama