KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/2191 E., 2018/4373 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ...... davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalılar ile yaptıkları sözleşme gereği yapacakları ......... 1 nolu dükkan ve 2 ile 4 nolu bağımsız bölümlerin %50 hissesinin müvekkili adına tescil edilmesi gerektiğini, davacının sözleşmeye göre finansal destek sağlamak amacaıyla 100.000 TL ödemesi gerektiğini, davacının bu bedel dışında 35.000 TL daha ödeme yaptığını ancak davalıların bu taşınmazları tescil etmediğini ve 3. kişilere sattıklarını ileri sürerek davacının uğradığı müspet ve menfi zararı ile sözleşmeye göre cezai şartın tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah ile talebini 350.000,00 TL olarak arttırmıştır.
Davalılar, sözleşmenin taraflara dengesiz yükümlülükler yüklediğini, sözleşmenin geçersiz olduğunu ve bu nedenle davacının ancak sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ödediği bedelleri talep edebileceğini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmediği davalıların edimini ifa ettiklerini ispatlayamadığı, davacıların müspet zararı istemekte haklı oldukları, ancak cezai şart istenebilmesi için sözleşmenin feshi gerektiği dava tarihinde muaccel olan alacağın 313.500,00 TL olduğu ancak ıslah ile 250.000,00 TL talep edildiği gerekçesi ile taleple bağlı kalınarak 250.000,00 TL nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Dava, haksız fesih nedeniyle menfi ve müspet zararların tazmini istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 12.01.2010 tarihli sözleşme resmi şekilde yapılmadığı ve geçersiz bir sözleşme olduğundan tarafların sadece sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince birbirlerine verdiklerini geri isteyebileceği hususu dikkate alınarak yapılacak araştırma sonucu bir hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.,
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/2191, K. 2018/4373, 1 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama