KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/2744 E., 2019/340 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme şartlarını yerine getirmediğini, diğer hissedarların da rızalarını alarak arsayı halen davacı müvekkiline teslim etmediğini ileri sürerek taraflar arasındaki sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin hissedarı bulunduğu gayrimenkulün diğer hissedarlarının ikna ve icazetini toplamak gibi bir yükümlülüğü olmadığını, davacının dava açılana kadar tapu devirleri için herhangi bir işlem ve istekte bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sözleşme konusu taşınmaz üzerinde davalı dışında başkaca hissedarların bulunduğu, TMK'nın 692. maddesine göre paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması aksi kararlaştırmamış olmadıkça bütün paydaşların kabulüne bağlı olduğu, davalının tek başına sözleşme imzaladığı, davacı tarafından gönderilen ihtarnamesi ile verilen 60 günlük süre içerisinde diğer hissedarlarında muvafakatının sağlanamadığı dolayısıyla sözleşmenin sonradan da geçerli hale gelmediği anlaşılmakla davanın kabulü ile taraflar arasında akdedilen 21.10.1998 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/2744, K. 2019/340, 7 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama