KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/2818 E., 2018/2199 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada tapu iptali ve tescil, sözleşmenin feshi davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı-birleşen 2009/105 E. sayılı davada davalı kooperatif vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı yüklenici vekili, asıl ve birleşen davalarında davalıların murisi ile davacı yüklenici arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, buna göre sözleşmedeki paylaşım oranına dahil olan okul, kreş, ticaret alanı ve alt yapı tesis alanı olan parsellerdeki davacı payına düşen hissenin devredilmediğini ileri sürerek, bu parsellerin 1/2'sinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini; davalılar-birleşen davada davacılar arsa sahipleri vekili, birleşen davada, yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini, sözleşmenin çekilmez hale geldiğini ileri sürerek, sözleşmenin feshini ve tasfiyesini talep ve dava etmişlerdir.
Mahkemece, bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından, arsa sahibi muris ile yüklenici arasında yapılan ek sözleşme gereğince dava konusu taşınmazlarda, yüklenicinin hak iddia edemeyeceği, ticaret merkezi inşaatına başlamayan yüklenicinin temerrüde düştüğü, bu sebeple sözleşmelerin ileriye etkili feshine karar verilmesi ve villalar için tasfiye istenmediği, ticaret merkezi de inşa edilmediğinden tasfiye yapılmasına gerek olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen 2011/125 esas ve 2011/196 esas sayılı davaların reddine;
arsa sahiplerince açılan birleşen 2009/105 esas sayılı davada, sözleşmenin ileriye etkili feshi ile tasfiye talebi hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.Karar, asıl ve birleşen davalarda davacı-birleşen 2009/105 esas sayılı davada davalı kooperatif vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, asıl davada davacı kooperatif vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/2818, K. 2018/2199, 15 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama