KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/2868 E., 2018/2255 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iflasın açılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahillerden ..., ..., ..., ..., ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının inşaat işleri yaptığıı, davacının inşaat halinde iken davalıdan daire satıl aldığını ve 32.000Tl ödediğini, üç yıl içinde taşınmazın verilecceğinin taahhüt edildiğini ancak teslim edilmediğini, ödemelere ilişkin senetler alındığını ve takibe konulduğunu, yapılan iflas yolu ile takibe rağmen davalı borçlunun ödeme yapmadığını ileri sürerek davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borca batık olduklarını, davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.Bir kısım müdahiller vekili, tarafların anlaşmalı olduğunu, alacaklıların zararına bu davanın açıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takip alacaklıların tamamının konut alan kişilerden oluştuğu, bu kişilerden ... vekili tarafından davalı şirkete konut satışından vazgeçilmesi nedeniyle ödenen para karşılığında verilen senetlerden dolayı kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığı, davalı vekili tarafından itiraz edilmediği, davalının tespit edilen tek taşınmazına haciz işlemi yapıldığı,
ancak bu taşınmaz üzerinde yüzlerce haciz bulunduğu, davacı tarafından davalı şirkete iflas yoluyla ödeme emri gönderildiği, davalı vekili tarafından itiraz edilmeyerek takibin kesinleştiği, davalı vekili tarafından, davalı şirketin icra takibine konu alacağı ödeme kabiliyetinin bulunmadığı, bu nedenle takip konusu borcu ödeyemeyeceklerinin bildirildiği ve ödenmediği, İcra İflas Kanunu 173.
Maddesi uyarınca itiraz edilmeyen borcun süresinde yatırılmadığı borçları karşılayacak, şirketin aktif mal varlığının kalmadığı gerekçesiyle davalı şirketin iflasına karar verilmiştir.
Kararı, müdahillerden ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz etmiştir.
1-İİK’nun 158\2. fıkrası ‘...mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder.Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir.’ şeklindedir.
İflas kararının kamu niteliği de nazara alınarak belirlenen miktarın önceden depo edilmeyeceği beyan edilse dahi yukarıda belirtilen madde uyarınca davalıya depo kararı çıkartılarak yerine getirilmemesi halinde iflas kararı verilmesi gerekirken kanunun emredici hükmüne aykırı, beyana dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.2-Bozma nedenine göre, bir kısım müdahiller vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma nedenine göre müdahillerden ...,
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/2868, K. 2018/2255, 20 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama