KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/3007 E., 2018/5394 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında 10.07.2010 tarihli ... destekleri ve krediler konusundaki danışmanlık ve koordinasyon hizmetleri verilmesi ve 15.12.2010 tarihli ...’ın ... destek programı projesi hazırlanması, onaylanması, raporlamaların yapılması ve kapanış aşamasına kadar ki sürecin takip edilmesi hususunda iki ayrı sözleşme akdedildiğini, 10.07.2010 tarihli sözleşme kapsamında müvekkilinin kendi sorumluluklarını yerine getirdiği ve hazırladığı ... projesinin onaylanarak davalı şirkete 267.000,00 TL.lik hibe desteği verilmesine karar verildiğini,
davacı müvekkilinden habersiz olarak sözleşmeye aykırı biçimde tüm çalışmaları iptal ettiğini, 15.12.2010 tarihli sözleşme gereğince de müvekkili şirketin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini ve davalı şirketin ... üyeliğini başlattığını, davacının her iki sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirerek sözleşme bedeline hak kazandığı halde davalı şirketin herhangi bir ödeme yapmayarak sözleşmeye aykırı davranması üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini ile takibin devamına,
davalı aleyhine % 40'dan az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, hazırlanan projenin ... tarafından onaylandığı ve davalı şirkete 267.000,00 TL'lik hibe desteği verilmesine karar verildiği, söz konusu karar sonucunda davalı şirketin işlemleri başlattığı, ancak davalının tüm çalışmaları iptal ettiği, ... tarafından, onaylanan bedel üzerinden % 10 komisyonun belirlendiği,
sözleşmenin yürürlük koşulunun ise sözleşmenin 5-2 maddesinde “Projenin onaylanması ile bedel kesinlik kazanır ve her hal şartta ödenir” maddesinin yer aldığı da görüldüğünden bu bedelin davalı tarafından ödenmesi gerektiği, davacının davalı taraftan bilirkişi raporu ile hesaplanan 13.842,50 TL alacak talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.842,50 TL üzerinden itirazın iptali ve takibin devamına, % 40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/3007, K. 2018/5394, 20 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama