KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/3052 E., 2016/3677 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2016
- Mahkemesi
- ....
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, .... esas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinde ilk dört sıraya yazılan davalılardan .... dairesinin alacağının zamanaşımına uğradığını, sgk alacağının haciz tarihinden sonraki alacakları da kapsadığını, davalıların sürsinde satış istememeleri nedeniyle hacizlerinin düştüğünü, belediyenin borçlusunun sıra cetvelinde bedeli paylaşıma konu taşınmaz sahibi olan borçu olmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının talebinin davalıların alacağının özüne ve miktarına yönelik olmayıp, sırasına yönelik şikayet niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Sıra cetveline itiraz davaları kural olarak genel mahkemede görülür; itiraz yalnızca sıraya ilişkinse İcra Mahkemesi görevlidir (İİK.m.142/I-III). İtiraz hem esasa hem sıraya ilişkin ise yine genel mahkemeler görevlidir. Davacı taraf dava dilekçesinde, davalıların sırasına yönelik şikayetlerinin yanında bir kısım davalıların alacağının zamanaşımına uğradığı ile haciz tarihinden sonra doğan alacakların da sıraya kaydedildiğini ileri sürmüştür.
Alacağın zamanaşımına uğradığı itirazı alacağın esasına yönelik bir itiraz olduğu gibi, alacağın sıra cetvelindeki kadar olmadığı, haciz tarihinden sonra doğan alacağın da sıraya kaydedildiğine ilişkin itiraz da esasa yönelik itirazdır. Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek oluşacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/3052, K. 2016/3677, 15 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama