KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/3135 E., 2018/5648 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün ve 22.09.2015 tarih 2012/405 Esas, 2015421 Karar sayılı ek kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı kooperatif üyesi olan davalının 2011 yılı Eylül sonuna kadar olan birikmiş aidat borcunu ödemediği, davalı aleyhine 300,00 TL aidat ve 240,00 TL gecikme faizi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosya kapsamına göre, davacının 300,00 TL aidat alacağının bulunduğu ve davalının icra takibinden önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 300,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, % 20 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline kesin olmak üzere karar verilmiştir.
Davalı vekili kısmen kabul edilen davada lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek, maddi hatanın düzeltilmesini mahkemesinden talep etmiş, mahkemece 22.09.2015 tarihli ek kararla talebin reddine karar verilmesi üzerine bu ek kararı davalı vekili temyiz etmiştir
5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (HUMK) 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 Sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK’na eklenen ek-4 maddede öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2015 yılı için 2.080,00 TL dir.
Temyize konu edilen miktarın 240,00 TL olması nedeniyle 16.06.2015 tarihli karar kesin niteliktedir. Bu nedenle, davalı vekilinin davanın kısmen reddi nedenine dayalı vekalet ücreti isteminin reddine ilişkin 22.09.2015 tarihli ek kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/3135, K. 2018/5648, 4 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama