İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/3271 K.2016/3451

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı şirket vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi,…

Esas2016/3271Karar2016/3451Tarih6 Haziran 2016Okuma5 dk · 993 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2016/3271 E., 2016/3451 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Haziran 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

993 kelime·5 dk okuma

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı şirket vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan 28.12.2011 tarihli hizmet alım sözleşmesi gereğince 01.01.2012 - 31.12.2012 tarihleri arasında 105 işçinin çalıştırıldığını, temin edilen personelin işin yürütümü esnasında yıllık izinlerini kullanmalarından dolayı müvekkili şirketin hak edişlerinden davalı firma tarafından haksız şekilde kesintilerin yapıldığını, toplam 515 gün olarak kullanılan yıllık izin karşılığında 28.422,85 TL kesintinin gerçekleştirildiğini, bahse konu olan hizmet alım sözleşmesinde;

temin edilen işçilerin kullanacağı yıllık izinlerin hak edişlerden kesinti konusu yapılacağına ilişkin herhangi bir hükmün bulunmadığını, kanunun emredici hükümleri ile kamu ihale kurulu kararları ve kamu ihale genel tebliği incelendiğinde hak edişlerden yapılan kesintilerin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirket hak edişlerinden hukuka aykırı olarak kesilen toplam 28.422,85 TL'nin kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yıllık izin haklarının kullanılıp kullanılmadığını gözetmenin idarenin yükümünde olmakla birlikte bu görev yerine getirilirken müvekkili firmanın işçi istihdam etmediğini, işçinin hizmetini yükleniciden satın aldığı hususunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, işçinin İş Kanunu'ndan doğan izin ve diğer haklarından kaynaklanan mali külfetin tamamının yüklenicinin görev ve sorumluluğunda olduğunu, hizmet ihalesi kapsamında personelin istihdamını yüklenicinin sağladığını, izin sebebiyle çalışmayan personele çalışmış gibi ücret ödenmesi halinde 5018 sayılı Kanun'un 71. maddesi karşısında müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet vereceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine yıllık izin kullanan işçinin yerine temin vazifesi yükünün öngörülmemesi, kamu ihale genel tebliğinde yer alan izin kullanan işçilerin fiilen çalışan işçi sayısına dahil kabul edileceği hükmü, alt işveren tarafından anayasal dinlenme hakkını temin vazifesini yerine getirmesi karşısında cezalandırılmaması gerektiği, ayrıca izinlerin kullandırılmasından dolayı davalının bir zararının da bulunmadığı,

davacı şirketin davalıya temin ettiği 105 işçinin yıllık izin kullanımından dolayı davacının hakedişlerinden işçilerin yıllık izin bedellerinin kesilmesinin usulsüz olduğu, davalı tarafın temerüde düşürülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 28.422,85 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak davacı hak edişlerinden yıllık izin karşılığı kesilen miktarın istirdadı istemine ilişkindir.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 bendinde, "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir.

Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverinin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmüne yer verilmiştir.

Davalı asıl işverenin davacı yüklenicinin işçilerine karşı yıllık izin ücretinden sorumluluğu, anılan yasa maddesine göre işçilere karşı olan bir sorumluluk olup, davacı taşeron ile davalı asıl işveren arasındaki birbirlerine karşı olan sorumluluğu içermeyen anılan düzenlemenin dava konusu olaya uygulanması mümkün değildir. Bu durumda uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde işin tanımı yapılmış olup, "Sözleşme konusu iş. 105 kişi ile Güvenlik Hizmet Alım işidir. İşin teknik özellikleri ve diğer ayrıntıları sözleşme ekinde yer alan ve ihale dokümanını oluşturan belgelerde düzenlenmiştir." düzenlemesine yer verilmiştir. Sözleşme bedeline dahil olan giderler başlıklı 7. maddesi ise.

"Taahhüdün (ilave işler nedeniyle meydana gelebilecek artışlar dahil) yerine getirilmesine ilişkin başta sözleşme damga vergisi olmak üzere her türlü vergi (KDV hariç), resim ve harç gideri, Kamu İhale Kurumu payı, özel güvenlik mali sorumluluk sigortası giderleri, yüklenicinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştıracağı ihale konusu işe ilişkin personeline 4857 sayılı İş Kanunu'nun 47. maddesine göre hesaplanarak ödenecek ücret gideri, yüklenici personelin iş kıyafeti giderleri, İdari Şartname'nin 25. maddesi gereğince verilecek yemek ve yol bedelleri ile aynı maddede belirtilen personel ücretleri sözleşme bedeline dahildir.

İlgili mevzuat uyarıca hesaplanacak Katma Değer Vergisi, sözleşme bedeline dahil olmayıp, idare tarafından yükleniciye ödenecektir." hükmünü içermektedir.... genel esaslar başlıklı D maddesinin 1. bendi, " Toplam 105 personel, silahsız çalışma izin belgeli", 13. bendi '' Yüklenici, her ayın sonunda personelin çalışmalarına dair aylık puantaj, icmal tablosu, günlük puantajları, bordroları ve eklerini düzenleyerek takip edilen ayın ilk haftası içinde İdare'ye sunar ve geçici hak ediş ile puantajlar, bordro ve eklerin uygun görülmesi halinde kesinlik kazanır.

Yüklenici çalıştırdığı işçilere 4857 sayılı İş Kanunundan kaynaklanacak her türlü özlük haklarının, gününde ve zamanında ödemek ve/veya yerine getirmekle yükümlüdür'' , denetim başlıklı G maddesinin 3/7. bendi '' Teknik şartnamede D-1 de belirtilen kadroların eksik olması durumunda işe gelmeyen her işçi için yüklenicinin istihkakından, işe gelmedi gün sayısı kadar günlük yevmiyesi kesilir '' hükümleri içermektedir.

İdari Şartname'nin 25. maddesi de taraflar arasındaki sözleşmenin bu hükümlerine paralel düzenlemeler içermektedir.

Bu durumda mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme ve sözleşmenin ekini oluşturan şartnamelerde yıllık izin ücretinin ihale bedeli kapsamı dışında olduğuna dair, diğer bir deyişle yüklenicinin yıllık izin kullandırdığı işçileri yönünden de ihale konusu bedele hak kazanacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, aksine, yüklenici firmanın, personelin günlük

dinlenmelerini, hafta tatillerini ve yıllık izinlerini İş Kanunu'na uygun şekilde kullandıracağı; bu kullanım esnasında, davalı şirketin belirlediği ve davacının çalıştıracağını taahhüt ettiği fiili personel sayısının altına düşmeyeceği düzenlemeleri karşısında, davacı yüklenicinin ihale konusu iş süresince işçilerine kullandırdığı toplam 515 gün yıllık izin için işçilere ödediği bedeli, davalı şirketten isteyemeyeceği, diğer anlatımla davalının yaptığı kesintinin iadesini isteme hakkının bulunmadığı,

davalı tarafça yapılan hakediş kesintisinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine yıllık izin kullanan işçinin yerine temin vazifesi yükünün öngörülmemesi ve kamu ihale genel tebliğinde yer alan izin kullanan işçilerin fiilen çalışan işçi sayısına dahil kabul edileceği hükmü gerekçe gösterilerek, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/3271, K. 2016/3451, 6 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/3271
Karar No
2016/3451
Tarih
6 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2016/3272 K.2016/17051
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/3272 K.2016/19272
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2016/3272 K.2016/10664
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2016/3272 K.2016/7642
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2016/3273 K.2016/5980
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/3273 K.2016/7521

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.