İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/3426 K.2016/3890

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği…

Esas2016/3426Karar2016/3890Tarih23 Haziran 2016Okuma5 dk · 967 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2016/3426 E., 2016/3890 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Haziran 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

967 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, müvekkilince, borçlu .... hakkında ihtiyati haciz kararı alınarak başlatılan icra takibinde, borçlunun taşınmazlarına 30.12.2014 tarihinde haciz şerhinin işlendiğini, borçlunun taşınmazlarının 31.07.2015 tarihinde yapılan ihaleler sonucunda satıldığını, ihale sonucu düzenlenen sıra cetvellerinin 10.09.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, sıra cetvellerine konu paranın tamamının ..... sayılı dosyasında alacaklı davalı ...'a ödenmesine ve söz konusu taşınmazlar üzerine kesinleşmiş olan ilk ihtiyati haciz müvekkiline ait olmasına rağmen müvekkilinin icra dosyasına pay ayrılmasına yer olmadığına karar verildiğini,

davalının takibine dayanak faturada borçlu imzası olmadığı gibi, borçlu tarafından kabul edilmemiş, borçluya tebliğ edilmemiş, borçlunun defterine kaydedilmemiş, gerçekliği olmayan bir fatura olduğunu, davalının takibe konu alacağının İİK'nın 100. maddesinde sayılan belgelerden de olmadığını, davalının ihtiyati haczinin müvekkili ihtiyati haczinden sonra kesinleştiğini, davalının takibine konu faturanın her zaman düzenlenebilir olduğunu, muvazaalı icra takibi söz konusu olduğunu, ispat yükünün davalıda olduğunu ileri sürerek,

davaya konu sıra cetvellerinde davalı tarafa ödenmesine karar verilen meblağların taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, cevap vermek için tarafına tebliğ yapılması gerektiğini belirtmiştir.

Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; dava dilekçesinde davalının adresi bildirilmediğinden tensip zaptı ile birlikte davacı vekiline davalının adresini bildirmesi için tensip zaptının tebliği tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içinde davacı vekilince davalının tebligata yarar açık adresinin bildirilmediği, HMK'nın 119/1. fıkrasının b bendi gereğince davacı ile davalının adı, soyadı ve adreslerinin dava dilekçesinde bulunmasının dava dilekçesinin zorunlu unsurlarından olduğu, aynı maddenin 2. fıkrasında.

"Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir.

Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır." şeklinde düzenlenme bulunduğu, dava dilekçesinde husumet yöneltilen davalının adresinin muhtıranın tebliğinden itibaren yedi günlük kesin süre içinde bildirilmesi, aksi taktirde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği ihtarını içerir tensip zaptının davacı vekiline 23.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı yanın tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde davalının tebligata yarar açık adresini bildirmediği gerekçesiyle, davanın 6100 sayılı HMK'nın 119/2. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraza ilişkindir. ../..

S.2.

Yargıtay Dergisi, Ocak-Nisan 2015, Cilt 41, Sayı 1-2, Sayfa 235 ve devamında yayınlanan Mesude Altunel imzalı, ''Dava Dilekçesinde Davalının Adres Bilgisi'' konulu makalede;

"Davacı taraf, davalının adresini bilmiyorsa; dava dilekçesine yazamaz. Bazen de gönderilen tebligatın iade olması neticesinde, davacının dava dilekçesinde bildirdiği adresin davalının geçerli adresi olmadığı anlaşılır. Kişisel verilerin gizliliği kuralından mütevellit davacı, davalının adresini ilgili mercilerden bizzat araştıramaz; örneğin, nüfus müdürlüğünden adres bilgisini elde edemez; emniyet birimlerinden adres araştırması isteyemez. Hal böyle iken, ''mahkemece davalının adresinin araştırılması zorunlu değildir.'' yaklaşımı yanlıştır.

Davanın açılması sırasında, davalının adresinin gösterilmesinin mutlak zorunluluk olarak aranması, adalete erişimi engelleyebilir. Davalı adresinin gösterilmesi HUMK uygulamasında olduğu gibi, HMK bakımından da zorunlu içeriğe dâhil olarak yorumlanmamalıdır. Aksi durumun kabulü, davacıya dilekçesinde yanlış veya uydurma bir adres göstermesi yolunu açacaktır.

...ın görüşü de: ''... Davalının adresi bilinmiyor (meçhul) ise, davacı dava dilekçesine davalının adresini yazamaz. Bu halde, dava dilekçesi davalıya ilanen tebligat yolu ile tebliğ edilir. (Teb.K.m.28-30;Teb.Tüz.m.46-50)'' şeklindedir.

Davalı adresinin bilinmemesi durumunda, .... adresine tebligat yapılır. ... adresinin de bulunmaması halinde; mahkemece ilgili yerlerden sorularak (örneğin, emniyet birimlerinden adres araştırması istenmesi, davalının ilgisi olabilecek kurumlardan adres sorulması, cep telefonu operatörlerinden sorulması vs.), adres araştırması yapılmalı; son çare olarak; ilanen tebliğ yoluna başvurulmalıdır." hususlarına yer verilmiştir.

Aynı makalede geçen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02.12.2013 tarih ve.... Karar sayılı ilamında, ''Mahkemece, davacı tarafın verilen kesin süreye rağmen, davalıların adreslerini bildirmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de verilen sonuç 6100 sayılı HMK'nın 119. maddesi ile getirilen düzenlemeye uygun değildir...

Davacı, davalının adresini dava dilekçesinde bildirmediği için kendisine verilen bir haftalık süre içerisinde de davalının adresini bulamadığı takdirde, dava açılmamış sayılmaz. Bu durumda mahkemece yapılan araştırmadan sonra gerekirse ilan yoluyla dava dilekçesinin tebliği gerekir.

Bunun gibi tarafın gösterdiği adreste davalının bulunamaması halinde mahkemece davalının açık adresinin araştırılması gerekmektedir. (....)'' açıklamalarına yer verilmiş ve mahkemece davalıların adres ve kimlik araştırmasının yapılarak adreslerinin tespit edilmesi, ancak adreslerinin tespit edilememesi halinde ise, 6099 sayılı Yasa ile değiştirilen 7201 sayılı 21, 28 ve 35. maddeleri dikkate alınarak taraf teşkilinin sağlanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, gerekli araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığına işaret edilmiştir.

Somut olayda, davacı vekilince dava dilekçesinde davalının T.C. kimlik numarası yazılarak.... adresinde oturduğunun bildirildiği, mahkemece, 06.10.2015 tarihli tensip tutanağının 1 no'lu ara kararı ile davalının adresinin gösterilmediği belirtilerek HMK'nın 119/b maddesi uyarınca davacı vekiline bir haftalık kesin süre verildiği, tensip tutanağı davacı vekiline tebliğ edilmeden davalı vekilinin vekaletnamesini sunduğu, dilekçesinde tarafına dava dilekçesinin tebliğini istediği, vekaletnamede de davalının adresinin yer aldığı buna rağmen mahkemece, davacının süresinde davalının adresini göstermediği gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür.

Bu durumda mahkemece, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19.11.2014 tarih ve .... sayılı ilamlarında açıklandığı üzere, HMK'nın 119. maddesinde dava dilekçesinde eksiklik ../..

S.3.

bulunması durumunda uygulanması gereken usul kuralları düzenlenmiş ise de, somut olayda davacı vekilinin HMK'nın 119/1. maddesi hükmüne uygun olarak dava dilekçesinde davalının T.C. kimlik numarasını belirtip ".... adresinde ikamet ettiği" bildirilmek suretiyle davalı adresini tespiti mümkün olacak şekilde bildirdiği, kaldı ki dava dilekçesinde sadece T.C. kimlik numarasına yer verilmiş olsa dahi mahkemece davalının yerleşim yeri adresine ulaşılabileceği, (Dairemizin .... sayılı ilamları da aynı yöndedir.) nitekim tensip tutanağında davalının T.C. kimlik numarası girildiğinde ulaşılabilen yerleşim yeri adresinin yer aldığı,

davalı vekili tarafından da davanın kendisi tarafından takip edileceğinin açıklandığı, ekli vekaletnamesinde davalının adresinin yer aldığı gözetilerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/3426, K. 2016/3890, 23 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/3426
Karar No
2016/3890
Tarih
23 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2016/3426 K.2016/5816
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2016/3427 K.2016/17418
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/3429 K.2016/11608
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/3431 K.2016/12708
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/3434 K.2016/8927
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/3435 K.2016/8907

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.