KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/3548 E., 2019/310 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşme gereğince, müvekkilince davalı kurumdaki temizlik hizmetlerinin yürütüldüğünü, ancak 5510 Sayılı Kanun'un 81. maddesi gereğince davacı şirketin yararlanması gereken %5 oranında prim indiriminin hak edişlerinden kesinti yoluyla alındığını, yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını ileri sürerek 10.397,93 TL tutarındaki kesintinin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.05.2015 tarihli 2014/4610 Esas, 2015/3256 Karar sayılı ilamı ile karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, deliller ve tüm dosya kapsamından; davalı tarafça davacının hak edişinden yapılan kesintinin kanunun işverene tanıdığı % 5'lik teşvik indirimini ortadan kaldıracağı, 5510 Sayılı Kanun'la sağlanan prim indiriminin işverene sağlanan hazine yardımı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile alacağın kesinti tarihlerinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dava, 5510 Sayılı Yasa'dan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup davacı yanın dava tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin bir bilgi olmamasına göre avans faizinin kesintiyi takip eden aylardan itibaren değil, dava tarihinden itibaren başlatılması gerekli olup, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/3548, K. 2019/310, 6 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama