KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/3632 E., 2016/4563 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından açılan iflasın açılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı, davacı şirketin alacakları ile malvarlığının borçlarını karşılayacak durumda olmadığını, ödeme güçlüğü içerisinde bulunduğunu ileri sürerek, şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tensip kararı ile takdir olunan iflas avansının bir kısmı olan 5.000,00 TL verilen süre içerisinde mahkemeler veznesine yatırıldığı, bakiyesinin ise yatırılmadığı, davacı şirketin aktif ve pasifini gösterir şekilde bilançosu ile alacaklılarının adreslerini gösterir şekilde listenin ve İİK. 178. maddesi uyarınca ibraz edilmesi gerektiği halde verilen kesin sürede ibraz edilmediği, İİK'nın 166. maddesi kapsamındaki ilanların da yaptırılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı şirket temsilcisi temyiz etmiştir.
İİK'nın 179 ve 6102 sayılı TTK'nın 376. maddeleri uyarınca sermaye şirketleri kooperatifin borçlarının aktifinin fazla olması halinde idare ve temsilde yetkili kişilerin bu durumu mahkemeye bildirmeleri, hakimin re’sen tespit etmesi halinde iflas davasını devam ettirmesi gerekir.
Bu şekilde iflas bildiriminin re’sen takibi gerektiğinden giderlerin de HMK'nın 325. maddesine göre hazineden karşılanması mümkündür.
Somut olayda, davacı şirket pasiflerinin aktiflerinden fazla olduğunu bildirerek iflas talebinde bulunmasına göre, bu husus TTK'nın 376. ve İİK'nın 179. maddesi uyarınca borca batıklık bildirimi mahiyetinde olup; mahkemece masraflar HMK'nın 325. maddesi uyarınca hazineden karşılanarak davaya devam edilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/3632, K. 2016/4563, 18 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama