KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/395 E., 2018/234 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı şirket vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında 11.05.2007 tarihli düzenleme şeklinde gayrımenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye göre yüklenici olan davacının tüm yükümlülüklerini yerine getirerek davalılara düşen bağımsız bölümleri teslim ettiğini, sözleşmeye göre davalılara düzen bağımsız bölümlerin KDV'sinin davalılar tarafından ödeneceğinin kararlaşıtırıldığını, anlaşmanın oransal olarak %33 +KDV şeklinde olduğunu, ancak davalıların ödememesi nedeniyle başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptalini ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Danıştay kararlarında da belirtildiği, bu tür sözleşmelerde arsa sahibine teslim edilen konutların katma değer vergisine tabi olmadığı, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan icra takibine konu alacağın da hukuka uygun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/395, K. 2018/234, 5 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama