KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/4434 E., 2017/2600 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi, tapu iptali ve tescili davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, müvekkilleri olan arsa sahipleri ile davalı yüklenici ... arasında 25.11.1992 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalı yüklenicinin inşaatı imara aykırı olarak kaçak yaptığını, tadilat projesi ile yasal hale getirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilleri tarafından yükleniciye devredilen 130/220 hisseden 10/220 hissesinin davalı ...'a ve 17/220 hissenin ise diğer davalı ...'a satıldığını ileri sürerek, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine ve yükleniciden hisse satın alan davalılar adına kayıtlı hisselerin iptali ile müvekkilleri adına tapuda eşit olarak tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., iyiniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalalır davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; binanın 3, 4, 5 ve çatı katlarının kaçak ve imara aykırı olarak yapıldığı, tadilat projesi ile yasal hale getirilmesinin mümkün olmadığı, davalılar Halil ile Kutbettin'in tapuda hisseleri olmasına rağmen binada tasarruflarının bulunmadığı, yüklenicinin sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediği, bu nedenle de devredilen 130/120 hisseye hak kazanmadığı, hak kazanmadığı hisselerin 3. kişilere devrinin yasal olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...'un temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/4434, K. 2017/2600, 9 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama