KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/4848 E., 2017/2021 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı ... vekilince duruşmasız, davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... gelmiş, diğer davalılardan gelen olmadığından oların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, davalı yüklenici ... ve diğer davalılar ve müvekilleri arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, dava dışı hissedarlar ile başka bir sözleşme yapıldığını ancak dava dışı arsa sahiplerinin, yüklenicinin teşvikiyle ortaklığın giderilmesi davası açtıklarını ve satış sonucu müvekillerinin hissesinin kalmadığını, böylece sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğini ve zararlarının oluştuğunu ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile uğranılan zararın tahsilini talep etmişlerdir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamından, sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesinde tüm arsa sahipleri ve yüklenicinin ortak kusurlu oldukları, bu durumda, sözleşmenin feshi ve menfi zarardan sözedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili ile davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Taraflar arasında imzalanan 27.06.2006 tarihli düzenleme şeklindeki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 12. maddesinde, arsa sahiplerinin, yüklenicinin 1 ay önceden haber vermesiyle, gecekondularını yıkacakları ve arsayı boş ve temiz olarak yükleniciye teslim edecekleri; genel ve özel şartlar bölümünün 1. maddesinde, yüklenicinin 4 ay içinde ruhsat alıp,18 ayda inşaatı teslim edeceği kararlaştırılmıştır.
Davalı yüklenici ..., 13.09.2006 ve 14.11.2006 günlü ihtarnamelerde, davacı arsa sahiplerinden arsayı temiz olarak teslim etmelerini talep etmiş ise de, dosya kapsamından, arsa sahiplerinin bu edimlerini yerine getirmedikleri ve 12.02.2007 tarihinde yükleniciyi vekaletten azlettikleri anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, mahkemece, sözleşme tarihinde, belediyenin arsada hissedar olduğu ve davalının gönderdiği bu ihtarların temerrüde düşürücü nitelikte olmadığı kabul edilmiş ise de; ortaklığın giderilmesi dava dosyasının incelenmesinden; belediyenin sözkonusu hisseyi 08.07.2003 günlü encümen kararı ile diğer paydaşlara sattığı, ancak tapuyu henüz almadıkları belirlenmiştir.
Bu durumda, taraflar arasındaki sözleşmenin baştan geçersiz kabul edilmesi ve anılan ihtarnamelerin temerrüde düşürücü nitelikte olmadığının kabulü mümkün değildir. O halde, sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesinde davalı ...'ın kusurlu olduğunun tespiti hatalı olmuştur.
Bununla birlikte, davacılar sözleşmenin feshini talep etmişlerdir. Anılan sözleşmeye konu taşınmaz, dava dışı arsa sahiplerince açılan ortaklığın giderilmesi davası sonucu satılarak, dava konusu sözleşmenin ifası imkansız hale gelmiş olmakla, kusur durumuna bakılmaksızın taraflar arasındaki 27.06.2006 tarihli sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, mahkemece ortak kusurdan bahsedilerek, fesih talebinin reddedilmesi suretiyle sözleşmenin ayakta tutulması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/4848, K. 2017/2021, 6 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama