KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/4862 E., 2019/3870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asli müdahil ... ve vekili Av. ... ile davacı vekili Avukat ... gelmiş, tebligata rağmen başka gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında imzalanan 22.11.2014 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalının edimlerini yerine getirmediğini, projeyi arsa sahiplerinin onayına sunmadığını, projenin sözleşmeye uygun olmadığını, projede bağımsız bölümlerin belirtilenden küçük olduğunu ileri sürerek sözleşmenin feshini talep ve dava etmiştir.
Müdahiller vekili, davalı tarafından onaylatılan projenin sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek sözleşmenin feshini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 18 ay geçmesine rağmen sadece 1 evin yıkımının gerçekleştirildiği, geri kalan sürede inşaatın tamamlanmasının mümkün olmadığı, davalı yüklenicinin davacıları taşınmazın teslimi konusunda temerrüte düşürmediği, kusurun arsa sahiplerine yüklenemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulü ile sözleşmenin feshine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/4862, K. 2019/3870, 26 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama