KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/4944 E., 2019/1666 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde asıl davada davalılar-karşı davada davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı-karşı davalı vekili, taraflar arasında 03.09.2010 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalı yüklenicinin 3 yıl geçmesine rağmen yapı ruhsatı alamadığını, diğer hissedarlarla sözleşme yapamadığını, sözleşmenin geçersiz olduğunu, bu sözleşmeye istinaden verilen senedin de geçersiz olduğunu ileri sürerek sözleşmenin geçersizliğinin ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, sözleşmenin sadece davacının payına ilişkin olduğunu, diğer paydaşları bir araya getirme taahhüdünün olmadığını, sözleşmenin geçerli olduğunu, verilen senedin sözleşme ile alakalı olmadığını savunarak asıl davanın reddini istemiş, karşı davada ise davacı-karşı davalının gönderdiği 26.03.2013 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi haksız olarak feshetiğini, sözleşmeye göre uğrayacağı zararın 20 katının fesih ihbar tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sözleşmenin tüm paydaşların katılımı ile yapılmasının sorunlu olduğu veya sözleşmeye onay vermeleri gerektiği, diğer paydaşların ve davacının başka bir yüklenici ile sözleşme yaptıkları ve inşaatın tamamlandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğu gerekçesi ile sözleşmenin geçersizliğinin tespitine, senedin sözleşmenin teminatı olarak verildiğinin ispat edilemediği gerekçesi ile menfi tespit talebinin reddine, geçersiz sözleşmeye göre zarar istenilemeyeceği ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre masrafların istenebileceği, karşı davacının masraf yaptığını ispatlayamadığı gerekçesi ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl davada davalılar– karşı davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davada davalılar-karşı davada davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/4944, K. 2019/1666, 6 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama