KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/5217 E., 2019/815 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2019
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
.....
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan 13.07.2007 tarihli hizmet alım sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin davalıya içme suyu ve kanalizasyon şebekelerinin işletilmesi ve bunlara ilişkin bakım onarım hizmeti verdiğini, davalının 03.12.2009 tarihli .... nolu 133.292,75 TL bedelli ve 31.12.2009 tarihli 7567 no,lu 133.292,75 TL bedelli KDV dahil faturaları düzenleyerek davacı şirketin hak edişlerinden 5510 Sayılı Yasa'nın 81/1-ı maddesine aykırı olarak % 5'lik prim kesintisi yaptığını ileri sürerek toplam 266.585,50 TL’nin 133.292,75 TL’lik kısmı için kesintinin yapıldığı 03.12.2009 tarihinde, 133.292,75 TL’lik kısmı için 31.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, % 5'lik hak ediş kesintilerinin ..... denetimi neticesinde yapıldığını ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 5510 Sayılı Kanunun 81. maddesinde, alt işverenleri sigortalı işçi çalıştırmaya özendirmek adına primlerin iş veren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutarın hazine tarafından karşılanması gerekliliğine aykırı olduğu, Yargıtay İçtihatlarının da bu yönde olduğu, dava tarihinden önce temerrüt oluşmadığından, dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/5217, K. 2019/815, 4 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama