KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/5371 E., 2018/5500 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, muhtelif bedelli faturalar ile emtia sattığını, bu emtia bedelleri ve ifa uğruna verilen 3 adet karşılıksız çeklerden kaynaklanan 390.276,71 TL alacağın tahsili için genel iflas yolu ile takip başlatıldığını, davalı tarafın iflas ödeme emrine itiraz ettiğini, itiraz nedenlerinin yerinde olmadığını ileri sürerek davalının itirazlarının kaldırılarak depo kararı çıkartılmasını, depo kararına rağmen borcun ödenmemesi durumunda davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iflas yolu ile takip yapmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden şirkete olan borcunun bu şirketin yaptırdığı sigorta ile sigorta kapsamında olup, alacaklının alacağını sigorta vasıtası ile çok rahat tahsil edebilme imkanı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının borcun aslına yönelik bir itirazı bulunmadığı, mahkemece depo emrinin davalı vekiline tebliğ edildiği ve gerekli ihtaratın yapıldığı, davalı tarafça belirlenen yasal süre içinde hesaplanan alacak miktarının depo etmediği, depo emrinin yerine getirilmemiş olması sebebiyle davalının iflasına karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin iflasına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/5371, K. 2018/5500, 27 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama