KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/5592 E., 2019/3520 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı arsa sahibi ile davalı yüklenici şirket arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, ancak davalı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini öne sürerek sözleşmeden dönülmesi, sözleşmeye konu bağımsız bölümlere ait tapu kaydının iptalini ve sözleşme gereği kararlaştırılan cezai şartın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile tapu kaydının iptaline ve cezai şart talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ... İletişim Reklam… Ltd. Şti. ile yapılmıştır. Sözleşmeye konu taşınmaz da bu şirket üzerinedir. Bu itibarla davalılar ... ve ...’e ne şekilde bir husumet yöneltildiği anlaşılamamıştır. Mahkemece bu husus üzerinde durulmadan karar verilmiştir.
Öte yandan dava dilekçesinde ... İletişim Reklam… Ltd. Şti.'ni temsilen ... ve ... gösterildiyse de asıl taraf şirkettir. Zira sözleşmenin tarafı da şirkettir. Ancak dosya içerisinde bu şirkete dava dilekçesinin tebliğine dair belgeye rastlanmamıştır. Gerekçeli karar başlığında da şirket taraf olarak yer almamıştır.
Mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurulmadan davada taraf sıfatı olmayan ... ve ...’in davalı olarak gösterilerek hüküm kurulması ve davacı tarafın sözleşmenin feshi hakkındaki talebine ilişkin de olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/5592, K. 2019/3520, 11 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama