İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/6037 K.2017/1101

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar vekillerince temyiz…

Esas2016/6037Karar2017/1101Tarih12 Nisan 2017Okuma4 dk · 789 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2016/6037 E., 2017/1101 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Nisan 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

789 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Asıl davada davacı vekili, esnaf kredi ve kefalet sözleşmesine dayalı alacağının rücuen tahsili amacıyla davalı hakkında Gördes İcra Müdürlüğü'nün 2011/371 E. sayılı dosyasından icra takibine başlandığını ancak davalının icra takibine itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili, esnaf kredi ve kefalet sözleşmesine dayalı alacağının rücuen tahsili amacıyla davalı hakkında Gördes İcra Müdürlüğü'nün 2011/535 E. sayılı dosyasından icra takibine başlandığını ancak davalının icra takibine itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, icra takibine vaki itirazın iptali ile %20 icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davacı tarafın öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapması gerektiğini, kredi sözleşmesinin muhatabı banka tarafından hesap kat ihtarı gönderilmediğini, davalı müvekkilinin borcun tamamından sorumlu olmadığını, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 587. maddesi uyarınca kefil olan davalılara payları oranında takip yapılması gerekirken, takibin bu hükme aykırı yapıldığını, bileşik faiz talep edilmesine olanak olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacı kooperatifin kefil olarak ödediği miktarın tamamını açılan kredinin asıl borçlusundan isteyebilmesinin mümkün olduğu, ancak, kredi borçlusu dışında kalan diğer kefil davalı ...'a karşı açtığı dava, niteliği itibarı ile kefilin kefile rücu davası niteliğinde olduğundan, TBK'nın 587. maddesinin (BK 488. maddesi) ikinci cümlesi uyarınca diğer kefillerin sorumluluğu her bir kefile düşen pay ile sınırlı olduğu,

ayrıca davacının davalıdan ödemiş olduğu miktar için rücu ilişkisinde uygulanacak faiz oranı sözleşme ile kararlaştırılmadığından ve taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığından TBK'nın 88 ve 120. maddeleri gereği 3095 sayılı Kanun'un 2/1. maddesi uyarınca yasal faiz isteyebilmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen karar, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz istemi üzerine,

davacı vekilince, 23.09.2013 tarihli dilekçesinde, kredi ilişkisine konu asıl borcun ödendiğinden bu hususun kararda dikkate alınmasının talep edildiği ve 25.12.2013 tarihli oturumda da, ödemelerin alındığı belirtilip, davanın kabulüne karar verilmesinin istenildiği, anılan bu hususlar ile birlikte, alacağın icra dosyalarında haricen tahsil edilmesi de gözönünde bulundurularak,

konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmediği ve buna göre, davanın açılmasına hangi tarafın neden olduğu üzerinde durularak harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden hangi tarafın sorumlu olduğunun belirlenmesi gerektiği açıklanarak, asıl ve birleşen davada davacı yararına bozulmuştur.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, konusuz kalan asıl ve birleşen davaların esası hakkında karar verilmesine yer olmadığını, davaların açılmasına davalı sebep olduğundan, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen davalarda taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-a)Asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Davalı taraf, asıl davada Gördes İcra Müdürlüğü'nün 2011/371 E. sayılı dosyasına konu 17.341,16 TL tutarlı takibe, birleşen davada ise yine aynı icra müdürlüğünün 2011/535 E. sayılı dosyasına konu 4.966,32 TL tutarındaki takibe itiraz etmiş olup, asıl ve birleşen davalar bu miktarlar üzerinden harcı yatırılarak açılmıştır. Bozma öncesi alınan bilirkişi raporunda, davalının takiplere yönelik itirazlarının kısmen haklı olduğundan bahisle, asıl dava yönünden 2.494,42 TL asıl, 182,06 TL işlemiş faiz; birleşen dava yönünden 777,04 TL asıl, 5,05 TL işlemiş faiz borcu bulunduğu tespit edilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uygun olarak, icra takiplerine konu borçlar ödendiğinden konusuz kalan davaların esasları hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere, asıl ve birleşen davalarda davalı tarafın takiplere yönelik itirazlarında kısmen haklı olduğu gözardı edilerek, yargılama giderlerinin tümüyle davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu itibarla, HMK'nın 326. maddesi hükmü uyarınca, tarafların haklılık oranlarına göre yargılama giderlerinin belirlenmesi amacıyla hükmün bozulması gerekmiştir.

b) Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;

Davacı taraf asıl ve birleşen davalarda icra inkâr tazminatı isteminde bulunmuş olup, mahkemece bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Alacak kooperatif kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, likit ve bilinebilir mahiyettedir. Bu nedenle, yukarıdaki bentte yapılan açıklamalar da dikkate alınarak, tespit edilen asıl alacak tutarları üzerinden, asıl ve birleşen davalarda davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin, (2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadelerine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/6037, K. 2017/1101, 12 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/6037
Karar No
2017/1101
Tarih
12 Nisan 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2016/6040 K.2017/1193
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2016/6040 K.2017/1624
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/6041 K.2017/2988
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/6041 K.2017/2829
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2016/6041 K.2017/1625
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/6044 K.2017/4009

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.