KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/6280 E., 2020/711 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
241 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacının davalı borçlu ...'dan olan kredi alacağının tahsili için başlattığı icra takibi kapsamında borçlunun maaşı üzerine haciz konulması için yazılan müzekkereye, ilk sırada davalı ... haczinin bulunduğundan bahisle, olumsuz yanıt verildiğini, davalı alacağının muvazaalı şekilde oluşturulduğunu, davalı ile borçlunun yakın akraba olduklarını ve davacının alacağının tahsiline engel olmak amacıyla gerçeğe aykırı bono tanzim ettiklerini ileri sürerek dava konusu takip ve maaş haczi üzerine cebri icra yapabilme yetkisi verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, maaş haczinde icra hukuku anlamında sıra cetvelinin düzenlenmediği, bu nedenle sıra cetveline itiraz davasında olduğu gibi ispat yükünün davalıda değil davacıda olduğu, davacının davalının alacaklı olduğu Adana 7. İcra Müdürlüğünün 2015/92 Esas sayılı dosyasındaki bononun muvazaalı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/6280, K. 2020/711, 5 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama