KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/634 E., 2018/430 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi, tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında 09.08.2005 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalı yüklenicinin sözleşme uyarınca üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek davacıya ait bağımsız bölümleri süresinde teslim edememesi nedeniyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müsbet zarar niteliğindeki kira kaybından kaynaklı 65.000,00 TL, müsbet zarar niteliğindeki net kardan kaynaklı 10.000,00 TL, menfi zarar niteliğindeki kira kaybından kaynaklı 44.000,00 TL, menfi zarar niteliğindeki yıkılan bina değerinden kaynaklı 200.000,00 TL ve sözleşme gereği belirlenen cezai şart bedeli olan 25.000,00 TL olmak üzere toplam 344.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, feshin haksız olduğunu, fesheden tarafın menfi zarar ile birlikte müspet zarar talep edemeyeceğini, davalı yüklenicinin sözleşmenin 7.maddesi uyarınca davacı arsa sahibine 75.000,00 TL ödediğini ve tahliye, yıkım, zemin iyileştirmesi vb için 75.000,00 TL harcama yaptığını, bu sebeplerle alacak tespit edilmesi halinde takas/mahsup talepleri bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, düzenlenen sözleşmede menfi zarar ile birlikte müspet zarar istenebileceği yönünde açık bir hüküm bulunmadığı, davacının sadece menfi zarar talep etme hakkına sahip olduğu, müspet zarar kapsamında olan kira kaybından kaynaklı tazminat, mahrum kalınan kar ve cezai şart taleplerinin kabul edilemeyeceği, davacı arsa sahibince davalı tarafından 75.000,00 TL ödeme yapıldığının kabul edildiği, bu nedenle davalı tarafın davacı taraftan 75.000,00 TL alacaklı olduğu, mahsup talebinin yerinde olduğu,
davacı tarafın menfi zarar kapsamında bulunan yıkılan 2 adet dükkan ve 2 bina enkaz bedeli olan 3.600,90 TL ile, bunlardan mahrum kalınan kira kayıp bedeli 33.120,00 TL'nin davalı tarafça ödenen 75.000,00 TL'den mahsubuna karar vermek gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile 09.08.2005 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, menfi zarar kapsamında tespit edilen toplam 33.120,00 TL'nin davalı tarafca ödenen 75.000,00 TL'den mahsubuna, müsbet zarar kapsamında olan kira kaybından kaynaklı tazminat, mahrum kalınan kar ve cezai şart taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/634, K. 2018/430, 15 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama