KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/6435 E., 2017/2322 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan 13.04.2001 tarihli sözleşmeye göre, davalının ... ili ... ilçesi ... ... sokağında kain 125 ada 3 parsel ve 125 ada 5 parsel üzerinde arsa sahibine bağımsız bölüm vermek suretiyle inşaat yapım işini üstlendiğini, davalının bu sözleşmeyi ihlâl ederek eksik, hatalı ve sözleşmede öngörülen işlerden farklı işler yaptığını ileri sürerek, teslim edilmemekten kaynaklanan zarar ve ziyanın ve eksik iş bedellerinin tespitinin yapılmasını, 15.07.2003 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve binanın imar yasası ve yönetmeliklerine, kat mülkiyeti esaslarına ve sözleşmeye uygun hale getirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme doğrultusunda müvekkilinin inşaata başlamasından kısa bir süre sonra davacının kendi kusurundan dolayı inşaatın durdurulduğunu, sözleşme gereği yapılması gereken sığınak ve odunluğun ise fiili imkansızlık nedeniyle, yapılamamış olduğunu, sözleşmede belirtilen diğer hususların ise eksiksiz yerine getirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, tanık beyanları, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan sözleşmenin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olduğunu, sözleşme uyarınca yapılması gereken bir kısım imalatın yapılmadığı gerekçesiyle, bu hususlar yönünden davanın kabulüne; Bodrum kat açısından ise, dava konusu taşınmazın dere yakınlarında bulunduğu, temel kazma çalışmalarında temeli su bastığı, davacı ve davalı tarafların anlaşması üzerine bodrum katın yapımından vazgeçildiği gerekçesiyle, bodrum kata ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve temyiz edenin sıfatına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/6435, K. 2017/2322, 21 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama