KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/6591 E., 2020/964 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili bankanın dava dışı borçlu ... aleyhine başlattığı takip neticesinde yapılan maaş haczinde davalının birinci sırada olduğunu, davalı ile dava dışı borçlu arasında muvaazalı bir bono düzenlendiğini ileri sürerek maaş kesintisinin müvekkilinin takip dosyasına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ispat yükünün davalıya ait olduğu, davalının senede dayalı alacağını başka bir belge ile kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1-İİK'nın 140/1. maddesinde İcra Müdürlüğünce hangi hallerde haciz sıra cetveli düzenleneceği belirtilmiştir. İİK'nın 355. maddesi uyarınca düzenlenen ve maaş hacizleri ile ilgili yapılan sıralamanın İİK'nın 140/1. maddesinde tanımlanan sıra cetveli niteliğinde olduğundan söz edilemez.
Sıra cetveline itiraz davalarında davalının alacağının gerçek olduğunu ispat etmek zorunda olmasına rağmen, maaş hacizlerinde üst sıralarda bulunan alacaklar aleyhine açılan davalar genel muvazaa mahiyetinde olup bu davalarda genel ispat kuralları geçerlidir.
Bu durumda mahkemece, davanın genel muvazaa davası olarak kabul edilip, ispat yükünün de davacıya yüklenerek uyuşmazlığın TBK'nın 19. maddesinde düzenlenmiş genel muvazaa ilkelerine uygun olarak çözümlenmesi gerekirken ispat yükünün davalıya yüklenmesi suretiyle sonuca gidilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/6591, K. 2020/964, 13 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama