KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/6644 E., 2017/2029 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilince duruşmasız, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... vekili Av. ... ile birleşen davada davalı ... vekili Av. ... gelmiş, diğer taraftan gelen olmadığından, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arsa sahibi arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusu arsanın imar durumunun çocuk bahçesi olduğu, imar durumunun davalı arsa sahibince değiştirileceğinin kararlaştırıldığını, bunun için davalının vekiline para ödediğini, ancak arsa sahibinin imar durumunu belediyeden değiştiremediğini ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile ödediği bedellerin tahsilini; birleşen davada davacı arsa sahibi vekili, davalı ...'nin, sözleşme yapması için verilen vekaletnameyi kötüye kullanarak,
parasal olarak ağır maddeler içeren sözleşme yaptığını, sözleşmede arsa sahibine ödendiği bildirilen paranın vekile ödendiğini, arsanın imar durumunun olmadığını ileri sürerek, sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespiti ve tapudaki şerhin terkinini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamından, dava konusu arsanın imarda çocuk bahçesi olduğu, sözleşmede davacı yüklenicinin, arsa sahibine nakit 100.000 USD ve 80.000,00 TL ödendiğinin yazılı olduğu, sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle, tarafların birbirlerine verdiklerini iade etmesi gerektiği gerekçesiyle, asıl davada sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ile ödenen bedelin davalıdan tahsiline, birleşen davada, davalı ...'ye karşı açılan davanın husumetten reddine, sözleşmenin geçersiz olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Karar, davalı-birleşen davada davacı ... vekili ve davacı-birleşen davada davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Davacı-birleşen davada davalı şirket vekili kararı süresi içinde temyiz etmiş ise de, 13.05.2015 günlü dilekçe ile temyiz talebinden feragat etmiş olup, dosya kapsamında bulunan vekaletnamede, temyizden feragat etme yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından davacı-birleşen davada davalı vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2)Davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/6644, K. 2017/2029, 6 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama