KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/6742 E., 2020/343 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2020
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin sıra cetvelindeki sıraya şikayete yönelik verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Şikayetçi vekili, ... 24. İcra Müdürlüğünün 2006/3586 Esas sayılı dosyasında düzenlenen 23.10.2015 tarihli sıra cetvelinin; bedeli paylaşıma konu birden fazla taşınmaz bulunması nedeniyle ayrı sıra cetvelleri yapılması gerekmesi, şikayet olunanın ilk haczi ayakta iken yeniden haciz koydurmasının hukuka aykırı olması, ilk hacizden sonra yapılan satış talebine ilişkin avansın yatırılmaması nedeniyle ilk hacizlerin de düşmüş olması nedenleriyle iptali gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Şikayet olunan vekili, şikayetin reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin gayrimenkuller üzerindeki hacizlerin satış anı itibari ile geçerli olup olmadığını denetleme yetkisinin bulunmadığı, dosya kapsamına göre gayrimenkuller üzerinde işlenmiş hacizlerin geçerli olduğunun kabulü gerektiği, mevcut hali ile sıra cetvelinin yasal usule uygun olduğu gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir.
Şikayet, sıra cetvelinde sıraya ilişkindir.
Borçluya ait 7 adet taşınmazın satıldığı ve tek sıra cetveli düzenlendiği anlaşılmaktadır. Her taşınmazın farklı alacaklıları olduğu gibi hacizleri de farklıdır. Mahkemece, icra müdürlüğü tarafından her taşınmaz bedeli hakkında ayrı sıra cetveli düzenlenmesi gerektiğinin değerlendirilmemesi doğru görülmemiştir.
Mahkemelerin önüne gelen, sıra cetvelinde sıraya ilişkin, şikayetlerde; bedeli paylaşıma konu şey üzerindeki hacizlerin geçerli olup olmadıklarını denetleme yetkisi bulunmakta olup, mahkemenin aksi yöndeki gerekçesinde de isabet bulunmamaktadır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/6742, K. 2020/343, 22 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama