KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/7385 E., 2020/1078 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2020
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Şikayetçi vekili, sıra cetvelinde bedeli paylaşıma konu aracın satış bedelinden öncelikli olarak ipotek alacaklısı şikayet olunan bankaya pay ayrıldığını, kalan paranın ise yasaya aykırı olarak, şikayet olunan bankanın yine aynı ipotek kapsamında olduğu değerlendirilen, kredi kartı alacağına tahsis edilmiş olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini istemiştir.
Şikayet olunan banka vekili, bedeli paylaşıma konu aracın kaydına, müvekkili bankanın doğmuş ve doğacak tüm alacaklarının teminatı olmak üzere rehin tesis edildiğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir.
İcra mahkemesince, takip borçlusu ile şikayet olunan banka arasında düzenlenen taşıt kredisi sözleşmesinde, “...müşteri...bankayla imzalamış olduğu veya imzalayacağı başka sözleşmelerden ve/veya herhangi bir nedenden doğmuş doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere rehnettiğini kabul ve taahhüt eder...” hükmüne yer verildiği, dolayısıyla şikayete konu sıra cetvelinde, rehinli aracın satış bedelinden bankanın kredi kartından kaynaklı alacağı için de öncelikli olarak pay ayrılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir.
Bedeli paylaşıma konu taşıtın trafik kaydına, şikayet olunan banka lehine taşıt kredisinden kaynaklı rehin tesis edilmiş ve ödenmeyen kredi borcu nedeniyle banka tarafından başlatılan takip üzerine satış gerçekleşmiştir.
Banka lehine tesis edilen rehnin, taşıt kredisinden kaynaklanan borcun teminatı olduğu tartışmasızdır. Ancak, kredi sözleşmesinde yer alan, üzerine rehin tesis edilen taşıtın, bankanın, doğmuş ve doğacak diğer tüm alacaklarının da teminatını teşkil ettiğine dair hüküm, yanıltıcı mahiyette olduğundan tüketici olan borçlu açısından yazılmamış sayılır. Tüketici Kanunu'nun amacı, tüketicinin korunması olduğundan hareketle, anılan hükmün haksız şart olarak kabulü ile yazılmamış sayılma müeyyidesine tabi tutulması gerekir. Nitekim Dairemizin 2015/7190E., 2017/2135 K. sayılı ilamı da bu yöndedir.
Bu durumda, icra mahkemesince açıklanan nedenlerle şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle şikayetin reddi doğru olmamış, hükmün şikayetçi yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/7385, K. 2020/1078, 18 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama