KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/7817 E., 2019/5110 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı şirketle aralarındaki ticari ilişkiye istinaden birçok kez uçak bileti kestiklerini, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlattıklarını, borcun ana parasının takibe geçildikten sonra ödendiğini, bakiye kalan meblağında ödeme emri tebliğinden sonra yatırıldığını; ancak borç fer'ilerinin ödenmediğini ve itiraz edildiğini, itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatı ile mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya olan borcunu borca itiraz süresi içerisinde ödediğini, takip öncesi temerrüde düşürülmediğini, icra harç masrafı, vekalet ücreti ve işleyecek faizden sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalının icra takibinden sonra; fakat ödeme emri tebliğinden önce borcun bir kısmını ödediği, kalan meblağı da ödeme emri tebliğinden itibaren süresinde yatırdığı, asıl borç dışında vekalet ücreti, icra haciz ve masrafları yönünden takibe itiraz ettiği, 7 gün içerisinde yapılan ödemelerde avukatlık ücretinin 3/4 tahakkuk ettirileceği ve icra masraflarından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmeden önce davacının banka hesabına ödeme yaptığı anlaşıldığına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11.maddesinin 4.fıkrasına yanlış mana verilerek tebliğden önce ödenen bedele vekalet ücretini takdir edilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/7817, K. 2019/5110, 4 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama