KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/8208 E., 2019/4668 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı yüklenici ile davalı arsa sahibi arasında düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalı yüklenicinin elinde olmayan sebeplerle iskan ruhsatı alma hususunda geciktiğini buna rağmen davalı arsa sahibi tarafından kira tazminatı talepli icra takibi yapıldığını, bu takip nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile asıl alacağın %20’si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı yüklenicinin dava konusu bağımsız bölümleri teslim etmediğini öne sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; sözleşmede teslimin iskan koşuluna bağlanmadığı ve davaya konu bağımsız bölümün tapu kaydının davalı arsa sahibi adına kayıtlı olup fiilen teslim edilmiş sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan kira tazminatı nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir.
Davalı arsa sahibi adına tapu devri yapılmış olması bağımsız bölümün teslim edildiği anlamına gelmez. Teslim olgusunun davacı yüklenici tarafından kanıtlanması gerekir. Ayrıca iskan ruhsatının alınmış olması da teslimi tek başına kanıtlamaz. Bu nedenle, davacı yüklenicinin teslimle ilgili delillerinin toplanıp (elektrik-su doğalgaz abonelikleri, kira sözleşmeleri, tanık beyanları vb.) teslim olgusunun tam olarak belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/8208, K. 2019/4668, 12 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama