KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/8387 E., 2020/698 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı iken kooperatife ödemesi gereken borçlarını, elektrik borçlarını ve trafodan kaynaklanan borçlarını ödememesi sebebiyle davalı aleyhine takip yapıldığını ancak davalı borçlunun her iki dosyaya da asıl ve ferileri yönünden itirazda bulunduğunu, tüm itirazların haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek itirazların iptali ile icra inkar tazminatlarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar veriilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia,savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kooperatif kayıtlarına göre bilirkişi raporu ile belirlenen miktarda davalının borcu bulunduğu gerekçesiyle davalının her iki icra dosyasına yaptığı itirazların kısmen iptali ile takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece kooperatif kayıtları üzerinde davalının üye olup,olmadığına ilişkin yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Bu hususta gerekli araştırma yapılıp davalının üye olduğu ve üyeliği devrettiği kabul edilse dahi kooperatif kaşesi ile kooperatif adına ... tarafından imzalanmış yazıda ‘davalının 36 nolu üye olarak kabul edildiği, 01.10.2010’dan beri ödemelerin Kemal Temur tarafından yapıldığı’ kabul edildiğine göre, bu ödemelerin başka hesapta tutulduğu da sabit olduğundan, bu ödemelerin davalı ödemesi olarak kabulü ile davalının borcundan mahsubu gerekirken bu hususun göz önünde bulundurulmaması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/8387, K. 2020/698, 5 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama