KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/9013 E., 2020/1921 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı tarafından dava dışı borçlu ... ... hakkında takip başlatıldığını, dava dışı ...’ın da borçlusu ... ... olan senedi takibe koyarak takip başlattığını ve bu alacağını daha sonra davalıya temlik ettiğini, temik edilen alacağın gerçekte var olmadığını, ... ile ... ... arasındaki alacak borç ilişkisinin muvazaalı olarak yaratıldığını, düzenlenen sıra cetvelinde davalının ilk sırada yer almasının hatalı olduğunu savunarak, sıra cetvelinde ilk sırada yer almalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe dayanak senet alacaklısı ...’ın temsilicisi olduğu şirket ile davalının ticari ilişkileri olduğunu ve alacaklı olduğunu, temlik alan sıfatları gereği muvazaa iddiasının yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi rapor ve tüm dosya kapsamına göre; takip alacaklısı ...’ın davalıdan alacağı olmadığı, ...’ın temsilicisi olduğu şirketin davalı şirkete borçlu olduğu, ancak takibe konu bononun lehtarının ..., keşidecisinin ise borçlu ... ... olduğu ve bu iki kişi arasındaki ticari ilişkinin tespit edilemediği, temlike ilişkin bedelin kayıtlarda yer almadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece eda hükmü kurulması gerekirken, icra mahkemesinde olduğu gibi iptal kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK.nun 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/9013, K. 2020/1921, 4 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama