KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/9517 E., 2020/1199 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve karşı davada itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı-karşı davalı vekili, davalının müvekkili kooperatif ortağı olduğunu, kooperatife ödemesi gereken parasal yükümlülükleri yerine getirmediğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı- karşı davacı vekili; davacı kooperatife borçlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, karşı dava ile de; 02/11/2013 tarihli genel kurulda alınan karar sebebiyle davacı kooperatife ödeme yaptıgını, alınan karar usule aykırı olduğundan bahisle iptal edildiğini, müvekkilinin kooperatife ödediği meblağın iade edilmediğini, bir kısım aidat ve ödemelerin davalının kooperatife yatırdığı paradan mahsup edildiğini ileri sürerek kooperatiften ne kadar alacaklı olduğunun tespiti ile iptal edilen karar doğrultusunda davalı tarafından ödenen 36.996,00 TL (şimdilik) 'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davacı-karşı davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep ve karşı dava etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili; karşı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamında;12/01/2015 icra takip tarihi itibariyle 27.635,00 TL davalı/ karşı davacının fazla ödemesinin bulunduğu gerekçesiyle esas davanın sübut bulmadığından reddi ile reddedilen kısım üzerinden hesaplanan %20 kötüniyet tazminat tutarı 1.950,38 TL'nin davacıdan tahsiline, karşı davanın kabulü ile 27.635,00 TL'nin 22/05/2015 karşı dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı-karşı davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Dava kooperatif aidat alacağından kaynaklanan itirazın iptaline ilişkindir. Kooperatifin 02/11/2013 tarihli genel kurulunda diğer iptal edilen genel kurul madde hükümlerine istinaden mahsuplaşma yapılacağı yönünde herhangi bir karar alınmamıştır. Bu nedenle kooperatifin kötüniyetli olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece asıl dava da kötüniyet tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Gerekçeli karar başlığında asıl davalı-karşı davacının isminin doğru yazılmamış olması HMK'nın 297/1-b maddesi hükmüne aykırı olmuş ise de, HMK'nın 304. maddesi uyarınca tarafların başvurusu üzerine veya re'sen düzeltilmesi mümkün maddi hata niteliğinde olduğundan bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/9517, K. 2020/1199, 24 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama