KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/1038 E., 2020/1464 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı kooperatif vekili Avukat ... gelmiş, diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, devir yoluyla davalı kooperatife üye olan müvekkilinin, üyeliğe kabul edilmemesi üzerine açtıkları dava sonucunda, üyeliğin tespitine karar verildiğini, tüm ödemelerini yapmış olmasına rağmen müvekkilinin devraldığı E blok 3. Kat 10 nolu dairenin tapusunun halen devredilmediğini ileri sürerek, anılan bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, davacının üyeliğinin, daha önceki üyeler ... ve ...’in üyelikleri ile bir ilgisinin bulunmadığını, farklı bir üyelik devraldığını, dolayısıyla adı geçenlerin ödemelerinden yararlanamayacağı savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin ferdileşmeye geçtiği, davacının hissesine ilişkin tüm ödemeleri yaptığı, aynı koşuldaki bir üye ile ödemelerinin eşit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu bağımsız bölümün davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı kooperatif vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizin 29.04.2014 tarih ve 885 E., 3310 K. sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de, bozma ilamında belirtilen inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Bozmadan sonra alınan 17.08.2015 tarihli bilirkişi raporunda, bozma ilamında incelenmesi istenilen bilgi ve belgelerin hiçbirisinin dosyada bulunmadığı, dosyaya sunulmadığından kooperatif kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapılamadığı açıklanmış, sadece davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen 30.07.1997 tarihli ihtarname içeriğine göre dava tarihi itibariyle, davacının ana para ve faiz borcu, esas alınacak faiz oranına göre alternatifli olarak hesap edilmiştir. Bu rapora dayalı olarak hükme varılması doğru olmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, bozma ilamı dikkate alınarak, aralarında kooperatifler konusunda uzman bilirkişinin de yer aldığı bir bilirkişi kurulu oluşturulmak suretiyle kooperatife ait tüm defter, belge, ödeme kayıtları ve banka kayıtları ile ilgili yerlerden
getirtilecek genel kurul kararları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle , tapu iptal ve tescil iseminde bulunan davacının kooperatife borcu bulunup bulunmadığının incelenmesi, bu kapsamda, bozma ilamında belirtildiği üzere, üyeliği devraldığı Yusuf Tatlı'nın ödemelerinin davacıya hesabına sayılması, yine dava dışı ...
Yaşar tarafından dosyaya sunulan 10.03.2003 tarihli temlikname üzerinde durularak, adı geçen isticvap edilerek temlikname altındaki imzanın ona ait olup olmadığının, kooperatife yaptığı tüm ödemelerin ve üyeliğinin sona ermesiyle birlikte bu ödemelerin kendisine iade edilip edilmediğinin araştırılması, bu araştırma sonucunda, ... Yaşar tarafından yapılan ödemelerin halen kooperatif uhdesinde bulunduğunun ve temlikin geçerli olduğunun tespit edilmesi halinde, ...
Yaşar ödemelerinin de davacı hesabına sayılması, bu şekilde davacının kooperatife yaptığı tüm ödemelerin ve TBK'nın 120. maddesindeki faiz oranlarına ilişkin sınırlamalar da dikkate alınarak, aidat ve faiz borçlarının hesap edimesi, davacı ile kendisine tapusu verilen bir üyenin ödemeleri kıyaslanarak, eşitlik ilkesi kapsamında davacının da tapuya hak kazanıp kazanmadığını belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2)Bozma nedenine göre, davalı kooperatif vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/1038, K. 2020/1464, 3 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama