KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/1124 E., 2019/389 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili; davalının, kooperatifin tarafından inşa edilen ve sözleşme gereği kur'a çekiminden sonra üçüncü parsel C Blok (2) nolu daire ile D Blok (6) nolu dairelere isabet eden iki hisse karşılığı kooperatife üye bulunduğunu, davalıdan 2012 yılı Temmuz ayından 2013 yılı Aralık ayına kadar doğan ödenmemiş üyelik aidatlarının bulunduğu, ... 2.Noterliğinin 20.01.2014 tarihli ve 00654 Yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnameden sonuç alınamaması üzerine ... ... Müdürlüğünün 2014/1897 esas sayılı ... dosyası ile takibe başladığını, itiraz üzerine takbin durduğunu belirterek itirazın iptalini ve takibin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalıdan 2012 Temmuz ayından, 2013 Aralık ayına kadar olan dönem için toplam 45.000,00 TL. aidat alacağı için ilamsız takip başlatıldığı, davacı kooperatifin davalıların murisi ... ile adi yazılı şeklilde yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile davacının davalının murisine, 8 adet daire ve 800.000,00 TL. nakit para sözü verdiği,
muris...'in oğullarından her birine eşit tevziat yapılacağı ve buna göre davalıya da iki adet dairenin isabet edeceği, taraflarca takip tarihine kadar davacı kooperatifçe bu sözleşmeye uygun hareket edilmiş iken Haziran 2013 tarihinde, davalının hazır bulunmadığı kooperatif genel kurulunda alınan bir karar ile geriye dönük olarak, arsa maliki olan davalıdan da arsa maliki olmayan ve koopertife daire satın alabilmek için üyelik kaydı bulunan diğer kooperatif üyerlerinden tahsil edildiği kadar yüksek miktarlarda aidat yazıldığı,
yapı kooperatiflerinde uygulamada, arsa maliklerinden, bağımsız bölüm almak için kooperatife üye olan diğer arsa maliki olmayan üyelerden alındığı kadar yüksek miktarlarda aidat tahsil olunamayacağı, davacının talep ve davasında haksız olduğu, davacı kooperatifin, aralarındaki sözleşme uyarınca davalıya devredeceği iki adet bağımsız bölümün bedelini, arsayı kendi adına tescil ettirmek sureti ile daha evvel tahsil etmiş olmasına karşılık, mükerrer olarak yeniden tahsil etme girişiminde bulunduğu, davacının bu şekilde bir hareket tarzı içerisine girmesinin MK.
2. maddesindeki obejktif hüsnüniyet kaidelerine de muhalif surette hareket etmesi anlamına geldiği, davalı vekilinin savunmalarının mahkemece benimsendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca bu davalara ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, .../... ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılmamış olması bozma sebebi yapılmayıp eleştiriyi gerektirmiştir. Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/1124, K. 2019/389, 11 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama