KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/1332 E., 2018/2041 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatifin üyesi iken ihraç edildiğini, ihraç kararına karşı dava açtıklarını, kooperatif yönetim kurulunun ihraç kararından rücu etmesi üzerine ihraç kararının iptali davasını müracaata bıraktıklarını, müvekkilinin 09.04.2006 tarihli genel kurula çağrıldığını, toplantıya katılarak oy kullandığını, yönetim kurulunun çağrısı üzerine taşınmazın vergi borçlarının ödendiğini, müvekkilinin 16.04.2006 tarihli genel kurul topantısına da katılarak oy kullandığını, yönetim kurulu aleyhine oy kullanması nedeniyle ihraç sürecinin yeniden işletildiğini ileri sürerek, davacının, davalı kooperatife üye olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı hakkındaki ihraç kararının kesinleştiğini, 16.04.2006 tarihli genel kurul toplantı çağrısının, ihraç kararının kesinleşmesine ilişkin Yargıtay ilamı tebliğ edilmeden yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın Dairemiz'ce 14.06.2006 tarihinde yapılan genel kurulda alınan ihraç kararının yeni bir ihraç kararı niteliğinde olduğu için yasa ve anasözleşmede belirlenen yolun izlenmediği, bu yol izlenmeden verilen ihraç kararının iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verilmiştir.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/1332, K. 2018/2041, 5 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama